Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle Arşiv RSS
ANASAYFA KOMŞULAR UYANSA YETER! YAZARLAR KÜNYE İLETİŞİM
KÜLTÜR SANAT BİZİM KİTAPLIK AKTÜALİTE TARİH POSTASI EDEBİYAT VE DÜŞÜNCE DOSYA GEÇMİŞ DOSYALAR ARŞİV
YAZARLAR UFUK KÜÇÜK
12
14
16
18
06/12/2014 20:42
KELİMELER VE HAKİKAT --- UFUK KÜÇÜK

KELİMELER VE HAKİKAT DERDİMİZ

UFUK KÜÇÜK

Kurduğumuz, kuracağımız milyonlarca kelime var hayatımıza giren ve bizi etkileyen. Hangisinin ardında hakikat saklı, kaçırıyoruz çoğu zaman. Neyi niçin anlattığımızı unuttuğumuz cümlelerimizin ortasında boğuluyoruz. Kelimeleri amaçsızlaştırdıkça boynumuza atılmış urganlardan hissizleşiyoruz. Bu da bizi her geçen an daha çok hissiz, hazsız ve en önemlisi niyetsiz cümleler kurmaya itiyor.

Her şey bir amaca yönelik akıyor bu alemde. Âdem, kelimelerle var oluyor alemde. Rabbimiz Âdem aleyhisselama eşyanın isimlerini öğretiyor ilkin. Ve başlıyor kelimelerle olan yarenliğimiz. Kelimeler ilk anda hayra hizmet ettiği gibi şerre de hizmet ediyor. Şeytan ilk söz cambazlığını yapıyor. Ve kelimeler kendini ilk defa bu kadar kötü hissediyor. Kurulan cümleler bir amaca hizmet ediyor gene de.

Her geçen gün daha da uzaklaşıyoruz hakikati çığıran kelimelerden. Hakikat derdine düşmeden kurduğumuz cümlelerimizin ışıltılı sanatlarına kapılmayı daha hoş buluyoruz. Asıl derdimizin cümle kurmak olmadığını anlamıyoruz. Hal böyle olunca ne kendimizi ne muhatabımızı olmamız gereken yerde göremiyoruz. Konuştukça perde çekiyoruz hak ile aramıza. Asıl amacımızın kelimelerden çok ötelerde olduğunu göremiyoruz. Ötelerden aldığımız kelimeleri de kendi kurduğumuz kelimelere benzetiyoruz. Amacımızı yitirerek kurduğumuz düşünceleri aklımıza getiriyoruz, ötelerden aldıklarımızı okurken. Bu okuma, bizi hakikat bilgisine yakınlaştırmıyor. Çünkü çamura buluyoruz inci tanelerini. Sonra anlamıyoruz kuyumcunun neden almadığını bu değerli eşyayı. Sonra anlamıyoruz evet. Daha vahimi var korkuyorum söylemeye.Daha vahimi, anlamıyoruz anlamadığımızı. Anladığımızı zannetiğimiz bütün kelimeleri hapsediyoruz zannımıza. Amaçsız konuştukça susturuyoruz hakikatin kelimelerini.

            Kişi yola çıktığında yanına kendisine yetecek kadar erzak alır. Onun için asıl önemli olan varacağı yere götürdükleridir. Bunun yanında, yola aldığı erzakların kıymeti harbiyesi yoktur. Fakat hangisine daha çok değer verileceği unutulursa asıl varılacak menzil kişi için çıkmaza girer.

Yola çıktığımız günden bu yana çok vakit geçti. En son ne zaman arkamızı dönüp katettiğimiz yola baktık, bilmiyorum. Kelimeler bu yolda yanımızda olan erzaklarımız. Onları niçin, ne kadar, nerede ve nasıl kullandığımız işte bu yüzden önem kazanıyor. Kelimeleri, yolda menzile ulaşmak için yanımıza aldığımızı unutmamalıyız. Yoksa amaçsızca kurduğumuz milyonlarca cümle sırtımıza yük olmaktan başka bir işe yaramıyor.

İhlassız kullandığımız bütün kelimeleri atarsak sırtımızdan biz de bir gün Hz. Mus’ab(r.a) gibi birkaç ayetle Yesrib’i Medine yapabiliriz belki. Kim bilir…

 "Allah'a ve ahiret gününe inanan kimse ya hayır konuşsun  ya da sussun." [Tirmizî, Kıyamet  51, (2502).]

"Kul (bazan), Allah'ın rızasına uygun olan bir kelamı, ehemmiyet vermeksizin sarfeder de Allah onun sebebiyle cennetteki derecesini yükseltir. Yine kul (bazan) Allah'ın  hoşnutsuzluğuna sebep olan bir kelimeyi ehemmiyet vermeksizin sarfeder de Allah, o sebeple onu cehennemde yetmiş yıllık aşağıya atar."[Buharî, Rikak 23; Müslim, Zühd 49, (2988); Muvatta, 4, (985); Tirmizî, Zühd 10, (2315).]

"Ademoğlunun, emr-i bi'lma'ruf veya nehy-i ani'lmünker veya Allah Teala hazretlerine zikir hariç bütün sözleri lehine değil, aleyhinedir." [Tirmizî,  Zühd 63, (2414).]

"Kim, insanların  kalbini çelmek için kelamın kullanılışını öğrenirse, Allah kıyamet günü, ondan ne farz ne nafile hiçbir ibadetini kabul etmez!" [Ebu Davud, Edeb 94, (5006).]

"Kelamda ileri gidenler helak oldular! Kelamda ileri gidenler helak oldular! Kelamda ileri gidenler helak oldular!" [Müslim, İlm 7, (2670); Ebu Davud, Sünnet 6, (4609).]

"Allah'ın zikri dışında kelamı çok yapmayın. Zira, Allah'ın zikri dışında çok kelam, kalbe kasvet (katılık) verir. Şunu bilin ki, insanların Allah'a en uzak olanı kalbi  katı olanlardır." [Tirmizî, Zühd 62, (2413).]

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


 

                            

YAZARLAR
UFUK KÜÇÜK
ZAMANSIZ, MEKÂNSIZ BİR HATIRA
SEDA Ç.
SAYIN SEN
YİĞİT KOÇ
İYİLİK ANLAYIŞLARI
UĞUR GÜVEN
----------ŞAŞIRMAK HAKKINI ELDE BULUNDURMAK-------------
REŞAT BAŞER
OSMANLI TUĞRASI BİZDEN ÖNCE
SAMİ EREN
SAHİ, İSMET ÖZEL 15 TEMMUZ AKŞAMI NEREDEYDİ?
RIFAT TÜRKARSLAN
DİNDARLIK
ASYA DENİZ
----ASYA DENİZ----SİYASETİ HEYBENİZDEN ATIN BİR KENARA
YASEMİN KARAMANLI
BAYRAM EĞLENCE MİDİR?
CİHAD YURDABAKAN
CEMİL MERİÇ:ENTELEKTÜEL BİR ÜS
TUĞBA ÖZDEMİR
ÖFKELİYİM
RAMAZAN EGE
----MEZHEP SAVAŞLARI YAHUT BİRLİKTELİK KAYGILARI ----
TAYFUN DEMİR
KISA NOTLAR -I-
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay | bu yıl
İstatistik

Site En iyi Mozilla Firefox ve Chrome Tarayıcısıyla 1024x768 Çözünürlükte Görüntülenir. Tüm Hakları Saklıdır.

AKLIMIZA DÜŞÜNCE 2011

EDİTÖR