Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle Arşiv RSS
ANASAYFA KOMŞULAR UYANSA YETER! YAZARLAR KÜNYE İLETİŞİM
KÜLTÜR SANAT BİZİM KİTAPLIK AKTÜALİTE TARİH POSTASI EDEBİYAT VE DÜŞÜNCE DOSYA GEÇMİŞ DOSYALAR ARŞİV
YAZARLAR UFUK KÜÇÜK
12
14
16
18
24/10/2014 20:16
KAR

KAR

UFUK KÜÇÜK

          Yazmak yaşamak kadar girift. Fakat hayat çok gerçekçi.Bu hikayeyi lütfen dünya işlerinizden teorik ve pratik olarak uzaklaşıp okuyun. Zira herkes biraz –kaçık olmasa da- uçuktur öyle değil mi?

            Güneşin ısıtamadığı bir öğle vaktiydi. Arabalarımız daha fazla ilerleyemiyordu. Zira kar yolu tamamen kapatmış, bizi adeta suni bir hapishaneye sokmuştu. Yol uzun, ellerimiz soğuk, sabrımız kısa, biz bilinçsizdik. İnsan olmanın tabii sonuçlarındandı bu ruh halimiz. Oysa yola her şeyden biraz uzaklaşmak için çıkmıştık. Öyle ya herkes biraz uzaklığı sever.

       Arabadan inip çözüm aramak soğuk iliklerimize kadar işleyince aklımıza geldi. Korkuyor muyduk? Bunu kendimize sormaktan korkuyorduk aslında. Bütün bu hız karşısında bu ani duraklama bizi şaşkına çevirmişti. Hepimiz afallamıştık. Korkuyorduk evet. Bunu anlamak zor değildi. Fakat korkularımız bir yana buradan kurtulacağımıza içten içe inanıyorduk. Öyle ya başka ne olabilirdi ki? Gençtik, arabamız vardı, bi kaç gün yetecek yiyeceğimiz, kendimizi ısıtacak giysilerimiz… Her şey kurtulacağımıza delalet ediyordu. En önemlisi hala yaşıyorduk. İnsan bu kadar kolay ölemezdi. Ölüm kelimesi dudaklarıma kar gibi yağmıştı. Ayaklarımız kar yığınına değince ürperdik. Nefesimiz havada donuyor, biz üç beş adım ileri gidip çaresizce geri geliyorduk. Tabi ya bu aklımıza daha önce nasıl gelmezdi!

           Telefonlarımız vardı. Fakat hikaye bu ya hepimizin telefonlarının şarjları bitmişti. Yok yok bu, hikaye değil. Telefonlarımızın şarjları vardı ve çekiyordu. Soğuktan büzüşen ellerimizle heyecan içerisinde tuşları çevirdik. İşte kurtuluyorduk. Kurtulacaktık evet. Geri dönecektik. Muhtemelen uzaklaşma fikrinden vazgeçecektik eve dönünce. Yaşadığımıza şükreder şükretmez daha da hızlanacaktık hayat denen bu yarışta. Yaşamın koynuna iyice sokarak başımızı rahatlayacaktık. Hız bizim sükun-u nefsimizi sağlıyordu.

            Hiçbir aksilik çıkmamış, arama kurtarma ekibine ulaşmıştık. Yaklaşık bir saat sonra gelip bizi kurtardılar.’Ee neydi şimdi bu?’ demeyin. İnsan aceleden yaratılmış sayın okuyucu. Evet ölümden, o karla kaplı yerden kurtulmuştuk. Fakat kurtarma ekibinin yolda şarampole yuvarlanacağını nereden bilebilirdik?

 

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


 

                            

YAZARLAR
UFUK KÜÇÜK
ZAMANSIZ, MEKÂNSIZ BİR HATIRA
SEDA Ç.
SAYIN SEN
YİĞİT KOÇ
İYİLİK ANLAYIŞLARI
UĞUR GÜVEN
----------ŞAŞIRMAK HAKKINI ELDE BULUNDURMAK-------------
REŞAT BAŞER
OSMANLI TUĞRASI BİZDEN ÖNCE
SAMİ EREN
SAHİ, İSMET ÖZEL 15 TEMMUZ AKŞAMI NEREDEYDİ?
RIFAT TÜRKARSLAN
DİNDARLIK
ASYA DENİZ
----ASYA DENİZ----SİYASETİ HEYBENİZDEN ATIN BİR KENARA
YASEMİN KARAMANLI
BAYRAM EĞLENCE MİDİR?
CİHAD YURDABAKAN
CEMİL MERİÇ:ENTELEKTÜEL BİR ÜS
TUĞBA ÖZDEMİR
ÖFKELİYİM
RAMAZAN EGE
----MEZHEP SAVAŞLARI YAHUT BİRLİKTELİK KAYGILARI ----
TAYFUN DEMİR
KISA NOTLAR -I-
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay | bu yıl
İstatistik

Site En iyi Mozilla Firefox ve Chrome Tarayıcısıyla 1024x768 Çözünürlükte Görüntülenir. Tüm Hakları Saklıdır.

AKLIMIZA DÜŞÜNCE 2011

EDİTÖR