Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle Arşiv RSS
ANASAYFA KOMŞULAR UYANSA YETER! YAZARLAR KÜNYE İLETİŞİM
KÜLTÜR SANAT BİZİM KİTAPLIK AKTÜALİTE TARİH POSTASI EDEBİYAT VE DÜŞÜNCE DOSYA GEÇMİŞ DOSYALAR ARŞİV
YAZARLAR TAYFUN DEMİR
12
14
16
18
31/12/2012 19:32
KISA NOTLAR -I-

 

Uzun zamandır yazmaya koyulduğum hiçbir yazıyı hitama erdiremedim.

Ancak meramımı da siz dostlardan uzak kılmak istemiyorum o halde buyurun müteferrik kısa notlar…


 

19 MUCİZESİ

            Kur’an’ın bir hidayet rehberi olmasından çok bir obje olarak görüldüğü şu günlerde, Kur’an’ a dair Sünni mülahazalarda bulunmamanın en geçer akçe olduğu ehlince malum…

             Bu hususta üzerine biraz eğilinildiğinde dağılan toz bulutlarından bir tanesi de “Edip Yüksel ve 19 Mucizesi”…

Edip Yüksel, başka bir muharrifu’l – Kur’an Abdülaziz Bayındır ile “19” tartışmasında şöyle bir delil zikrediyor:

“Kur’an “bunun gibi bir ayet daha getiremezsiniz” diye meydan okuyor. Bu meydan okumayı bugüne kadar edebi zevk, belağat ile açıkladılar. Hâlbuki alakası yok. Bana göre güzel olan bir cümle size göre güzel olmayabilir. Peki, buradaki mucize ne? İşte bu mucize matematiksel mucizedir.”(Cümleler bana ait. Arzu eden Youtube’dan ilgili video kaydını bulup izleyebilir.)

İlk bakışta bir halta benzeyen bu sözler aslında ne ifade ediyor?

Kur’an hepimizin malumunca bir kelamdır. Belli bir dilde belli bir kasıtla söylenmiş bir söz… (Lisan+Kelam. Üstad Dücane’ye de bir selam…) Ve bir sözün laf-ı güzaf olmaması için kendi iç mantığı ve muhatabı olmak zorundadır. Bu kaideler çerçevesince ilk muhataplarına Arapça hitap eden Kur’an’ın “i’caz” konusunda meydan okuması ilk olarak bu Arap kavmine olmuştur.

Elimizde ki tarihi bilgilere bakacak olursak, 19 meselesi modern zamanlarda gündeme gelmiş. Bu durumda, Kur’an’ın i’cazı belağatinde değilse, bu kadar adam bugüne kadar neden bu ayete itiraz etmemiştir. Bu soru havada dolaşmaktadır. Kur’an’dan biizat aldığımız bilgilere göre müşrikler Kur’anın i’cazı karşısında hayrete düşmekte ve onu sihir diye nitelemektedir. Şayet ilk muhataplar 19 mucizesinin farkındalar ise soyut bir zihni faaliyet olan hesaplama işine neden sihir demektedirler? Bu insanlar hiç mi altın ya da koyun saymadılar? Şayet bu hesaba o günün kültürel durumu müsaade edecek derecede değilse(ki arap kavminin hesap kitapla arasının pek hoş olmadığı da tarihi bir vakıadır) sihir olan ve insanların onun mislini getirmekte aciz olduğunu ispat eden nedir?

 

ALLAH GAYBI BİLEMEZ Mİ?

            Yine Youtube kaynaklı bir delil ile zikrediyoruz ki son günlerin en meşhur şaklabanlarından Prof. Dr. A. Bayındır, Allah’ın gaybı bilemeyeciğini ve bunun bir çok Kur’an ayeti ile sabit olduğunu söylüyor.

            O halde bu hakikat(!) ışığında bir kısım Kur’an ayetlerine daha yakından bakmakta fayda var.

“Rumlar, yakın bir yerde yenilgiye uğratıldılar. Onlar yenilgilerinden sonra birkaç yıl içinde galip geleceklerdir. Önce de, sonra da emir Allah'ındır. O gün Allah'ın (Rumlara) zafer vermesiyle mü'minler sevinecektir. Allah dilediğine yardım eder. O, mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.” ﴾Rum Suresi 2-5)

Evet bu ayette gördüğümüz üzere, Abdülaziz Bey’in yüce hakikatini bir ön kabul olarak ele alırsak Alemlerin Rabbi sosyo-politik bir kehanette bulunmaktadır. Yakında Abdülaziz Hocam bu ayeti eline alıp: “Böyle bir Allah, cifirci Said-i Nursi’nin Allahıdır.” derse şaşırmamak lazım.

“Birbirlerine yönelip sorarlar (çekişirler). ﴾27﴿ Şöyle derler: "Siz bize sağdan gelirdiniz. Bize haktan yana görünürdünüz." ﴾28﴿ Diğerleri de onlara şöyle derler: "Hayır, siz zaten mü'min kimseler değildiniz." ﴾29﴿ "Bizim, sizin üzerinizde hiçbir hakimiyetimiz yoktu. Hatta siz azgın bir kavimdiniz."﴾30﴿ "Artık Rabbimizin sözü (azap) bizim hakkımızda gerçekleşti. Biz onu mutlaka tadacağız." ﴾31﴿ "Evet, biz sizi saptırdık. Çünkü biz de sapkın kimselerdik."(Saffat Suresi)

            Bu ayette de Allah, kıyamet sahnelerinden birinde biz insanların kendi irademiz ile yapacağımız konuşmaları naklediyor. Abdülaziz Hoca: “Allah, insanın iradesi ile yapacağı şeyi, mesela kiminle evleneceğini, olmadan bilemez.” diyordu. O halde bu konuşmaları nereden biliyor? Ben belki, suç ortaklarımla paşa paşa yatacağım cehennemde diyerek bir çıkış yapacağım âlemlerin rabbine karşı.

            Henüz bitmedi. Alemlerin rabbi olan Allah’ın Kur’an’a aykırı olan ancak yine Kur’an’da geçen cümlelerine devam edeceğiz.

 

İSMET ÖZEL TÜRKÇÜ MÜ?

            Aklımıza Düşünce’nin yazarlarının da olduğu bir yer de, bir arkadaş: “Ben İsmet Özel’in faşizmi üzerine yazı yazacağım.” cümlesini sarf etmişti. Çok şükür böyle şeyler gerçekleşmedi henüz. Ve bu henüz gerçekleşmemişken bu konuda safı belli edecek bir iki şey söylemenin zamanıdır.

            İsmet Özel gerçekten faşist mi? Faşizm ne demek? İsmet Özel “Türkçülük” mü yapıyor? İsmet Özel MHP’den aday olabilir mi? İsmet Özel’i gerçekten tanıyanlarca bu sorular gülmekten kırılma vesilesi… Ancak bunlar İslamcı(!) camiada, hassaten eli kalem tutanlarca, çokça dile getirilen herzeler…

            Bu sorulara cevap vermek için önce bahsedilen kavramların bilgisine sahip olmak gerek. Faşizm ne demek?  1945’ten sonra niye kötülenir bir şey oldu. Türkçülüğün menşei nedir? Savunucuları kimlerdir. Türk üzerine kim ne söylemiş? Bunların hepsine cevap verebilmek az bir s’ay-ü gayret ile mümkün. Mümkün, mümkün olmasına da kim kıymet verip İsmet Özel’i okuyacak? Yanlış anlamayın İsmet Özel’e kıymet vererek olacak iş değil bu. Kendi kapasitesinin bir şeyleri alabileceğini kabul ederek, idrakine kıymet vererek kim İsmet Özel’i okuyacak? Yoksa birilerine, başka bir yerler tarafından “İdrak-i mâ âlî bu küçük akla gerekmez” zokası mı yutturulmakta?

            İsmet Özel’in diline doladığıdır: “Tarihten silinmeden önce son çıkıştayız.”

            Evet, kim kıymet verecek? Ya da en güzeli İsmet Özel’i eleştirmemek daha açık ifadesi ile bir şekilde tedavülden kaldırmak değil mi?

           

 

Önceki Yazılar :

  Yorumlar

1 Adem 02/01/2013 11:55
Boş ve savruk bir yazı. Yazar, eleştirdiklerinin yanlış düşündüklerini söylemenin ötesinde ne söylemiş?

2 feyza 01/01/2013 10:33
çarpıcı niteliği olan ,keskin ve sağlam duruşlu adamlar
ve kelimeleri yumoş Müslümanlık adına her zaman eleştirilmiştir .
syn tayfun ilk yazındaki kelime örgünü beğenmemekle beraber yazdıklarını yerinde buluyor ve devamı gelmeli diyorum.

3 rahime 31/12/2012 20:31
halt etmek, şaklabanlık, herzeler... üslup, biraz saldırgan olmuyor mu? hani edep dairesi ? yoksa bunlar, bunu hak ediyor diye, ağzımızı bozalım mı? biraz daha tedip, yoksa arkasından kötek mi gelecek?

«« İlk Sayfa    « Önceki      Sayfa 1      Sonraki »    Son Sayfa »»
   (Toplam 3 Kayıt )   

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


 

                            

YAZARLAR
UFUK KÜÇÜK
--------UFUK KÜÇÜK----PİŞMANLIĞA MUŞTU---
SEDA Ç.
SAYIN SEN
YİĞİT KOÇ
İYİLİK ANLAYIŞLARI
UĞUR GÜVEN
----------ŞAŞIRMAK HAKKINI ELDE BULUNDURMAK-------------
REŞAT BAŞER
OSMANLI TUĞRASI BİZDEN ÖNCE
SAMİ EREN
SAHİ, İSMET ÖZEL 15 TEMMUZ AKŞAMI NEREDEYDİ?
RIFAT TÜRKARSLAN
DİNDARLIK
ASYA DENİZ
----ASYA DENİZ----SİYASETİ HEYBENİZDEN ATIN BİR KENARA
YASEMİN KARAMANLI
BAYRAM EĞLENCE MİDİR?
CİHAD YURDABAKAN
CEMİL MERİÇ:ENTELEKTÜEL BİR ÜS
TUĞBA ÖZDEMİR
ÖFKELİYİM
RAMAZAN EGE
----MEZHEP SAVAŞLARI YAHUT BİRLİKTELİK KAYGILARI ----
TAYFUN DEMİR
KISA NOTLAR -I-
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay | bu yıl
İstatistik

Site En iyi Mozilla Firefox ve Chrome Tarayıcısıyla 1024x768 Çözünürlükte Görüntülenir. Tüm Hakları Saklıdır.

AKLIMIZA DÜŞÜNCE 2011

EDİTÖR