Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle Arşiv RSS
ANASAYFA KOMŞULAR UYANSA YETER! YAZARLAR KÜNYE İLETİŞİM
KÜLTÜR SANAT BİZİM KİTAPLIK AKTÜALİTE TARİH POSTASI EDEBİYAT VE DÜŞÜNCE DOSYA GEÇMİŞ DOSYALAR ARŞİV
» ------MARİE ANTONİA-----HAKAN DOLGUN
02 Ocak 2015 Cuma 20:00
12
14
16
18

BİR HAKAN DOLGUN ŞİİRİ

MARİE ANTONİA

HAKAN DOLGUN

Maria Antonia, düşlerin kraliçesi
Pari'nin arnavut taşlı yolları ve aşk.
Gidişinle düşecek Versailles;
Tarifsiz kederlere gark olacak gül bahçeleri,
Ah ! şimdi kanla yıkanacak Concorde !

Elbet vardır her sonsuz gidişin,
kaybedilen cennette yeri.
Kara bulutlar kaplar yeryüzünü;
Güneş küser aya, ay da bana,
sözlerin hükmü geçmez idam sehpasında.

Hayra değildir selvilere özlem duymak,
ağlamakla önlenemeyen kader çekerken menziline.
Mermer taşlara yazılır kısacık tarihler;
dilinden sızan sıcak ve kahreden kan,
selvilere özlemi büyütür.

Laleler ateşlerde açarlar,
lakin olmasa ateşin mağrur gururu.
Biteviye bir hayatı teslim etmenin zamanıdır,
ancak ruhu çalınmış hayatı kim alacak,
üstlere giyilen şu urbaların içinden.

İnceden inceye yağan yağmur,
toprağı dövüyor amansızca.
Derman sanırdım yağmurları kuruyup çatlamış topraklara,
değillermiş anladım şimdi bunu,
tüm çiçekler ölünce.

Kanatma, iyileşmez yaralarımı,
onlar damgalarıdır bedduaların,
Örselenmiş bedenimde,
yediveren gülleri gibi açan,
açtıkça hiç kapanmayan.

Akıp giden zaman yetiştirecek,
birilerini her saniye sonsuz uykuya.
Gündüzlerden sıkılanların sığınağı ise gece;
dost olmuşuzdur o vakit derin uykulara,
ses etme, uyandırma beni bugün Marie.

Gaipten gelir mahşerin dört atlısı,
acı haber siyah pelerinlerinin ardında.
Ondan huysuz, ondan hırçın;
vehme kapılmış yorgun yüreğim,
son kez çarpacak ince parmaklarının ucunda.

Albatroslarda artık kanat çırpmaz denizlere,
boy vermez başaklar bozkırlarda.
İçin için kendini çürütür toprağın merhametinde;
dalda asılı kalmış tek elma,
yol alınır tufandan sonra kopan kıyamete.

Münzevi beden kalkar ilahi kıyama,
aşkın borcu ağırlığında ezilmiş.
Utangaç gözlerden süzülür yaşlar damla damla;
ki günahları hiç affedilmemiş,
bir adam kurban eder cüzzamlı bedenini alem-i arşa.

Zulme uğramış kelimeler dökülür hançereden,
keskin kılıç nefesleri keser.
Phonix tekrar doğarken küllerinden;
Batar güneş ansızın gider,
Yası kalır tutulacak çok eskilerden.

Esrik gözlerinin bakışlarında,
buruk meyler dökülür Bohemian kristallerden.
çalınır şimdi yarım kalmış bestenin nağmeleri,
kıskanır kadehler ezelden
öpülmemiş dudaklarının ıslaklığını.

Çanlar çalar acıyla şehrin burçlarında,
kambur zangoç aramakta nedamet çeşmesini.
Belli ki bir avuç su alıp götürecek;
doğduğu günden bu yana zevahirini batıran,
içinde sönmeyen kor alevine.

An be an yaklaşmakta soysuzların haykırışları,
dehlizlerde saklı özgürlüğün yolu.
Çıkıp eğilme revarasınla;
ellerinin üzerine çöküp, uzatma boynunu,
vakur duruşunun asil edasıyla.

Lebalep dolmuş celladın canlar alan meydanı,
bilmez ki, ruhu ahir zamana göç etmiş başı kesecek.
Ez ayağını ve haykır o nuru çekilmiş suratına,
“ Beklemekte beni onurlu gelecek! “
vakti saatidir katılmanın ölümsüzler diyarına.

Issızlıktır çöken semaya,
gidenlerin arkasından dökülür acı ağıtlar.
Kuşlar yetimdir artık, sarsılır evren;
sensizlik ağır gelir,
kalkar kabrinden bu mevta beden.

Karşılanır uzun zamandır beklenen,
düşlerin kraliçesi buhurdanın tüten amberiyle.
Günahsız ruhlar rabbine secde ettiğinde;
hasret biter çivilenmiş avuçlarımı tuttuğunda elleriyle,
Ah ! Ne çok bekledim ben sizi yokluğunuzun azabında.                            

                                                                           22 Ağustos 2010 Viyana

 

 


  Yorumlar

1 husamettin 2015-01-04
Güzel bir şiir. Tebrikler.

2 okan yolcu 2015-01-04
nokta. kalemu ilmine saglık...

«« İlk Sayfa    « Önceki      Sayfa 1      Sonraki »    Son Sayfa »»
   (Toplam 2 Kayıt )   

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


 

                            

YAZARLAR
UFUK KÜÇÜK
ZAMANSIZ, MEKÂNSIZ BİR HATIRA
SEDA Ç.
SAYIN SEN
YİĞİT KOÇ
İYİLİK ANLAYIŞLARI
UĞUR GÜVEN
----------ŞAŞIRMAK HAKKINI ELDE BULUNDURMAK-------------
REŞAT BAŞER
OSMANLI TUĞRASI BİZDEN ÖNCE
SAMİ EREN
SAHİ, İSMET ÖZEL 15 TEMMUZ AKŞAMI NEREDEYDİ?
RIFAT TÜRKARSLAN
DİNDARLIK
ASYA DENİZ
----ASYA DENİZ----SİYASETİ HEYBENİZDEN ATIN BİR KENARA
YASEMİN KARAMANLI
BAYRAM EĞLENCE MİDİR?
CİHAD YURDABAKAN
CEMİL MERİÇ:ENTELEKTÜEL BİR ÜS
TUĞBA ÖZDEMİR
ÖFKELİYİM
RAMAZAN EGE
----MEZHEP SAVAŞLARI YAHUT BİRLİKTELİK KAYGILARI ----
TAYFUN DEMİR
KISA NOTLAR -I-
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay | bu yıl
İstatistik

Site En iyi Mozilla Firefox ve Chrome Tarayıcısıyla 1024x768 Çözünürlükte Görüntülenir. Tüm Hakları Saklıdır.

AKLIMIZA DÜŞÜNCE 2011

EDİTÖR