Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle Arşiv RSS
ANASAYFA KOMŞULAR UYANSA YETER! YAZARLAR KÜNYE İLETİŞİM
KÜLTÜR SANAT BİZİM KİTAPLIK AKTÜALİTE TARİH POSTASI EDEBİYAT VE DÜŞÜNCE DOSYA GEÇMİŞ DOSYALAR ARŞİV
» UĞUR GÜVEN - KAVRAMLARDAN ALIP VEREMEDİĞİMİZ
02 Nisan 2012 Pazartesi 19:43
12
14
16
18

 

           Celaleddin Rumi Mesnevi isimli kitabında  farklı kelimelerle aynı şeyi  kasteden insanların tartışmalarını  konu ettiği  bir hikaye anlatır: ‘Bir adam dört kişiye bir dirhem verdi. O dört kişiden Farisi olanı hemen ‘engur alalım’ dedi. Türk ‘kesinlikle olmaz’ diyerek itiraz etti. ‘Bu parayla üzüm alalım’ dedi. Arap  ‘asla kat’a kabul edemeyiz, bu parayla ıneb alacağız’ dedi. Diğeri Rumdu. O da atıldı dedi ki ‘benim canım istafil istiyor.’ Hepsi de ismin muhtelif oluşundan habersiz bu sözler üzerine kavga dövüş ettiler. Aralarında aptalca bir kavga başladı. Hepsi cehaletle dolu, bilgiden yana boştu. Gönül ehli, yüzlerce dil bilen bir aziz olsaydı onları anlaştırırdı. Derdi ki elinizdeki o tek dirhem ile hepinizin arzusunu yerine getirmek mümkündür. Bu para muradınızı gerçekleştirir, dört düşmanı birleştirip yakınlaştırır. Sizde her söz bir kavga ve ayrılık sebebi, bende ise birlik nedenidir.’( Cilt:2, Beyt:3720)

                    Farklı kavramlarla aynı şeyi isteyen kişiler bir şekilde anlaştırılabilir ama  aynı kelimelerle farklı  anlamları kastedenleri uzlaştırmak nasıl mümkün olacaktır? İşin zorluğu darbecilerin de demokrasiden dem vurmaları. Baskıcıların zorbaların, yasakçıların özgürlük söylemini kimseye kaptırmamaları. İnsan hakları diye diye ayrımcılık yapmaları, kendi vatandaşlarını ötekileştirmeleri. Katsayı ucubesini adalet adına icat ettiklerini söylemeleri. Eşitlik derken kendilerini ayrıcalıklı görmeleri. Yani açık  bir şekilde demagoji yapmaları. Kavramları evrensel kabullere göre yorumlamak yerine ideolojik takıntıları doğrultusunda manipüle etmeleri. Gerçekleştirdikleri hukuksuzluklara bütün bu kavramları payanda yapmaları… gerçekten aşılması zor bir sorun olarak karşımızda durmaktadır.

                    Yaşanan, bir kavram kargaşası olsaydı doğrusunun öğretilmesi, benimsetilmesi mümkün hale gelecekti. Ama yaşanan, kavram istismarıdır, anlamın speküle edilmesi, sömürülmesi ve dolayısıyla işlevsizleştirilmesidir. Tabii bu durum sadece günümüzde yaşanan bir olumsuzluk değildir, tarihin her döneminde nesil ve ekin (liyühlikel harse vennesl-Bakara:205) düşmanlarının en fazla kullanana geldikleri bir yöntemdir. Firavun, Nemrut, Hitler ve  diğer zalimler konuştukları  zaman  adalet, özgürlük, insan hakları gibi kavramları dillerine pelesenk etmişlerdir.’Onlara yeryüzünde bozgunculuk yapmayın denildiği zaman, biz ancak ıslah edicileriz derler. Dikkat  edin, onlar bozguncuların ta kendileridir, lakin bilmezler’(Bakara:11-12)

          Kim güçlüyse kavramların içini o doldurur, doğru ya da yanlış bir biçimde. Diğerleri güçlü olanın doldurduğu anlama maruz kalır. Kavramlar bir kab’tır, ne ile doldurulduğu önemlidir. Bizimkilerin yeteneğinden midir, yoksa rakiplerin çok kötü oynamalarından mıdır  nedir,  zamanın ruhunun,  28 Şubat gerekirse 1000 yıl sürecek diyenlere inat, Müslümanlara  kavramları yeniden tanımlama fırsatı getirdiği görülüyor. Kavramlar günlük çıkarlar doğrultusunda tahrif mi edilecek, yoksa ezeli hakikat doğrultusunda ikame mi edilecek? Yaşadığımız süreçte cevaplamamız gereken öncelikli soru budur!

 

 

 


  Yorumlar

1 mehmetcan Uysal 2012-03-20
Seksenli doksanlı yıllarda en çok cihad, devrim, inkılap gibi kavramlar kullanılıyordu.Şimdi bizim camia hangi kavramları öne çıkartıyor,bilemiyorum. Öne çıkan bir kavramımızın olmayışı hal-i pür melalimizin göstergesi olabilir mi?

2 nazlı şenay 2012-03-16
Nur Serter’ i insan hakları konusunda ikna edecek dil henüz icat edilmedi. Yazara teşekkürler

«« İlk Sayfa    « Önceki      Sayfa 1      Sonraki »    Son Sayfa »»
   (Toplam 2 Kayıt )   

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


 

                            

YAZARLAR
UFUK KÜÇÜK
ZAMANSIZ, MEKÂNSIZ BİR HATIRA
SEDA Ç.
SAYIN SEN
YİĞİT KOÇ
İYİLİK ANLAYIŞLARI
UĞUR GÜVEN
----------ŞAŞIRMAK HAKKINI ELDE BULUNDURMAK-------------
REŞAT BAŞER
OSMANLI TUĞRASI BİZDEN ÖNCE
SAMİ EREN
SAHİ, İSMET ÖZEL 15 TEMMUZ AKŞAMI NEREDEYDİ?
RIFAT TÜRKARSLAN
DİNDARLIK
ASYA DENİZ
----ASYA DENİZ----SİYASETİ HEYBENİZDEN ATIN BİR KENARA
YASEMİN KARAMANLI
BAYRAM EĞLENCE MİDİR?
CİHAD YURDABAKAN
CEMİL MERİÇ:ENTELEKTÜEL BİR ÜS
TUĞBA ÖZDEMİR
ÖFKELİYİM
RAMAZAN EGE
----MEZHEP SAVAŞLARI YAHUT BİRLİKTELİK KAYGILARI ----
TAYFUN DEMİR
KISA NOTLAR -I-
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay | bu yıl
İstatistik

Site En iyi Mozilla Firefox ve Chrome Tarayıcısıyla 1024x768 Çözünürlükte Görüntülenir. Tüm Hakları Saklıdır.

AKLIMIZA DÜŞÜNCE 2011

EDİTÖR