Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle Arşiv RSS
ANASAYFA KOMŞULAR UYANSA YETER! YAZARLAR KÜNYE İLETİŞİM
KÜLTÜR SANAT BİZİM KİTAPLIK AKTÜALİTE TARİH POSTASI EDEBİYAT VE DÜŞÜNCE DOSYA GEÇMİŞ DOSYALAR ARŞİV
» REŞAT BAŞER - OR’DA BİR YER: Malawi. -1-
31 Aralık 2013 Salı 18:00
12
14
16
18

 

DSC_0186.JPG

 

      G.Afrika’ya indiğimiz andan itibaren bir Afrika ülkesine değil Avrupalaşma ve etnik grupların ayni ortamda yaşadığı bir ülkeye girdiğimizi fark ediyoruz. Afrika ülkeleri içinde alt sahra denilen ülkelerin abisi konumunda olan G Afrika, bu ülkelere izin mercii konumunda da yer alıyor. Bu sahra üzerindeki tüm ülkeler içini buradan vize işlemlerinizi takip etmeniz gerekiyor. Tabi bunu yaparken de islerin kolay olmayacağını elciliklere gidince veya bu konuda belirli tecrübesi olan arkadaşlardan aldığımız bilgilerle öğreniyoruz. Özellikle çok az gelişmiş ülkeler olan Malawi, Zimbawe, Mozambik ve diğer ülkeler için vize işlemlerini takip etmek 2 ile 3 hafta arasında değişiyor. Bu nedenle is yapmak ve bu ülkelere ulaşma ciddi anlamda zor! Eğer bu konuda aracılık yapan isimlerle irtibat kurmazsanız ülkede geçireceğiniz 4 günlük program için haftalarca beklemek ve görevlilerin inisiyatifine göre vize almanız gerekiyor. Bu konuda belirli girişimler devlet düzende takip edilmesi yapılacak isleri kolaylaştıracaktır.

       G.Afrika’da Malawi elçiliği.

         Bütün bu bilgiler üzerine Malawi elçiliğine gitmek üzere arkadaşlarla yola çıkıyoruz. Yeni bir tartışma başlıyor. Elcilik hafta sonu haricinde Çarşamba mı ? Perşembe mi? tatil di! Biz şaşkınlık içinde anlamaya çalışırken son karar Perşembe olarak veriliyor. Fakat elcilik görevlisi arkadaşla iletişim kurunca bu konuda bilgi alınmadan davet edildik. Fakat isin garip tarafı ise, kapıda bekleyen bekçinin bugün Çarşamba ve tatil bilmiyor musunuz? Karşılamasıyla hepimiz soğuk bir duş! Alıyoruz. Kendi aramızda başlayan gülüşmelere ise bekçi anlam vermekte zorlanıyor. Bizi bekleyen arkadaşın ismini vererek elciliğe giriş yapıyoruz. Bizi güzel karşılayan görevli durumu anlattıktan sonar vize verilmediğini fakat bugüne özel verile bir evrak ile kapıdan işlemlerimizi yapabileceğimiz söyledikten sonar işlem evragimızı hazırlayarak teslim etti. Tatil gününde bu basit işlemi yaptırmanın ve bir an önce Malawi’ye uçmak için bilet islerine bakmaya başlıyoruz…

              Malawi’de.

             Havaalanında bizi karşılayan kardeşimiz Mike’in rehberliğinde şehir merkezine doğru gidiyoruz. Sağ-solumuzda insani durumu gözlemleyip bilgi almaya çalışırken etrafımızda görülen misyoner merkezleri, kilise ve hristiyanlarin okullarını görünce soruyoruz. Müslümanlara ait okul veya eğitim merkezleri yok mu – nüfus dağilimi nasıl oluşuyor. Aldığımız cevaplar bizi ürkütüyor! Misyonerlerin nasıl çalıştıklarını ve ülkedeki dengeleri nasıl değiştirdiklerine şahit oluyoruz. Müslümanlar daha yeni okullar amcaya çocuklarını eğitmeye başlamışlar. İmkânsızlık ve yoksulluktan dolayı kendi kimliklerini dahi ortaya koyamıyorlar. Kendi ülkelerinde azınlık durumuna duşmuş ve dağılımdan az hisse alıyorlar. Malawi’de programımız 3 gun olacak insaallah. Öncelikle Boğaziçi yetimhanemizde incelemeler yapıp çocuklarımızın yasam koşullarını inceleyeceğiz. Bölgedeki yasam şartları ve Müslümanların sorunlarına dair gözlem ve tespitlerde bulunmaya çalışacağız.

                  Blanytre Yolunda.

             Blanytre’ye doğru yola çıkıyoruz. Mike’in kiraladığı araç ile Afrika’nın en fakir ülkelerinden olan Malawi’nin diğer şehirlerine doğru yol alıyoruz. Afrika’nın bilindik çöl görüntüsünün dışında ülkenin yeşillik oranının çok daha fazla olduğuna şahit oluyoruz. Dağlık kesimlerden ve yemen eteklerinde ki yeşilliklerin yeterince kullanılamadığını görebiliyoruz. Halk genel olarak dağınık bir yerleşimle araziye yayılmış. Evler arasında ki mesafelerin uzak olması yardımlaşma ve iletişim konusunda eksiklik olduğunu gösteriyor. Yetersiz su kaynaklarının olduğunu ve çocukların eğitim almak için uzun mesafeler yürümek zorunda kaldığını da öğreniyoruz.  Şehirden uzaklaştıkça fakirlik ve insanların durumlarının daha kötüye gittiğini yaşam şartların ne derece zayıf olduğunu fark edebiliyorsunuz. Fakat gözlemlerimiz arasında en fazla dikkat çeken hemen hemen her köyün girişinde veya bir bölgenin başlangıcında kilise, Hristiyan okulu veya sembol olarak dikilen haç işaretinin yer aldığı tabelalar gözlerinizin fark edebileceği yerlerde sizi karşılıyor. Bu kadar yoğun işlenen misyon çalışmalarının yanında gözle görülebilecek bir mescit veya Müslümanlara ait bir alametin o

lmayışı ise Müslümanların zayıf olduğunu belgeliyor! Bu bilgi ve gözlemlerin ardından Cuma namazı için mescit aramaya dalıyoruz. Çevremizde ki yerleşim alanlarında ki arayışlarımız devam ederken vaktin yaklaştığı anda bir camiye görebildik. İmam’ın hutbesi devam ederken katıldığımız camii cemaati beyaz birkaç kardeşini camii ye girerken görmemin mutluluğuyla! Hutbeden gözler bir anda bize yöneldi. Önümüzdeki ilk boşluğa oturarak hutbeyi dinlemeye koyulduk.

               Boğaziçi Yetimhanesi

            Uzun heyecanlı bir yolculuğun ardından Blanytre şehrinde inşa edilen Boğaziçi Yetimhanesine ulaşıyoruz. Etrafımızı bir anda çeviren onlarca yetimle kulaklaşarak özlem gideriyoruz. Bölgedeki şartları gördükten sonra çocuklara sunulan imkânların ne kadar değerli olduğunu fark edebiliyoruz. Türkiye’den getirdiğimiz ikramlarımızı paylaştırarak yaşam alanlarını gezmeye koyuluyoruz. Yattıkları yataklarından yemek yedikleri ortama kadar her yeri inceleyerek eksik olan ve düzeltilmesi gereken başlıkları notlarımız arasına önemine göre notlandırıyoruz. Çocuklarla yaptığımız özel görüşmelerle yetimhanedeki işleyiş ve kendilerine yansıyan olumlu-olumsuz etkileri soruyoruz. Allah’a şükürler olsun ki, çocuklardan bize yansıyan dua ve bu imkânların onları hayata katana kadar devam ettirilmesi oluyor. Evlerine dair sorduğumuz soruları ise, okuldan ve iyi bir eğitimin ardından katkı sağlamak istedikleri yerler olarak ifade ediyorlar. Ailelerinin yaşadığı şartların ne kadar da zor olduğunu bölgede olmayan elektrikten ve evlerin yapısından fark etmek mümkün gözüküyor.

              Yetimhanede kalan 47 yetime ek olarak bölgede toplam 125 yetime şefkat eliyle sahipleniyoruz. Yetimhane yakınlarında kalan birkaç aileyi ziyaret ederek hayır dualarına muhatap olmayı umuyoruz. Ziyaret için evlere yöneldiğimizde sevgi dolu yüzlerle bizleri selamlayan aileleri bizde aynıyla selamlıyoruz. Tercümanımız beyazların köylerinde dolaşıyor olmalarından ve selam veriyor olmalarından duydukları sevinci Allah’a hamd ederek tepki veriyorlar demesi bizi daha fazla etkiliyor. Allah rızasını gözeterek ulaştığımız topraklarda her türlü sıkıntıya muhatap olmalarına rağmen şükür etmeyi bir an olsun bırakmayan bu insanlarla aynı havayı teneffüs etmek çok güzel.

                Akşam saatleri yaşlaşıyor ve artık güneş yeni yerleri aydınlatma ve sabaha kavuşturmak üzere bizden yarılıyordu. Fakat köyün meydanını ve evlerin içini aydınlatacak bir sistem olmadığından elektrik henüz verilemiyor. Elektrik sadece Yetimhanenin bulunduğu yere kadar çekilebilmiş.

                Biraz daha acele ederek aileleri ziyarete başlıyoruz. Hemen evlerin önünde bizleri karşılayan Anneler yaşadıkları zorlukları ve üstesinden gelmeye çalışırken Türkiye’den kendilerine uzatılan hayr elinin sıcaklığını hissettiklerini paylaşıyorlar. Dualarına muhatap ettikleri hayırseverleri Allah’a havale ediyorlar. Evlerin içinde yaşam olduğuna dair hiçbir belirti göremiyoruz. Sadece yere serilmiş ve üzerinde uydukları yerleri gösteriyorlar. İnsan olarak utanıyor, burada nasıl yaşadıklarını hayretler içinde izliyoruz. Anne Hatice utanarak gösterdiği odalarına biz adeta yerin dibine batıp çıkarak gözlemliyoruz. İçerisinde envai çeşit eşyalar olan bizler ve bir sedir ve su kabıyla hayata tutunan bu insanların mütevaziliği bize ümmetin bir kısmının ne zor artlarda hayatta kalan mücadelesi içinde olduğu ve ayakta durmak için uzatılacak her ele muhtaç olduğunu gösteriyor. Annelerin duasına muhatap olarak küçük hediyeler takdim ettikten sonra müsaadelerini istiyoruz.

-Devam edecek.-


  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


 

                            

YAZARLAR
UFUK KÜÇÜK
ZAMANSIZ, MEKÂNSIZ BİR HATIRA
SEDA Ç.
SAYIN SEN
YİĞİT KOÇ
İYİLİK ANLAYIŞLARI
UĞUR GÜVEN
----------ŞAŞIRMAK HAKKINI ELDE BULUNDURMAK-------------
REŞAT BAŞER
OSMANLI TUĞRASI BİZDEN ÖNCE
SAMİ EREN
SAHİ, İSMET ÖZEL 15 TEMMUZ AKŞAMI NEREDEYDİ?
RIFAT TÜRKARSLAN
DİNDARLIK
ASYA DENİZ
----ASYA DENİZ----SİYASETİ HEYBENİZDEN ATIN BİR KENARA
YASEMİN KARAMANLI
BAYRAM EĞLENCE MİDİR?
CİHAD YURDABAKAN
CEMİL MERİÇ:ENTELEKTÜEL BİR ÜS
TUĞBA ÖZDEMİR
ÖFKELİYİM
RAMAZAN EGE
----MEZHEP SAVAŞLARI YAHUT BİRLİKTELİK KAYGILARI ----
TAYFUN DEMİR
KISA NOTLAR -I-
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay | bu yıl
İstatistik

Site En iyi Mozilla Firefox ve Chrome Tarayıcısıyla 1024x768 Çözünürlükte Görüntülenir. Tüm Hakları Saklıdır.

AKLIMIZA DÜŞÜNCE 2011

EDİTÖR