Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle Arşiv RSS
ANASAYFA KOMŞULAR UYANSA YETER! YAZARLAR KÜNYE İLETİŞİM
KÜLTÜR SANAT BİZİM KİTAPLIK AKTÜALİTE TARİH POSTASI EDEBİYAT VE DÜŞÜNCE DOSYA GEÇMİŞ DOSYALAR ARŞİV
» Orhan ZAMAN - OKUMAK
06 Haziran 2013 Perşembe 11:00
12
14
16
18

Okumak dendiğinde aklınıza ilk önce ne gelir? Altı yaşında başlayıp en iyi ihtimalle yirmi iki yaşında bitirebildiğiniz; içinden çocukluğunuzun acıları, gençliğinizin buhranları geçen eğitim faaliyeti mi? Yoksa çoktandır aradığınız bir kitabı elinize alıp iktifa ettiği kelimeler vasıtasıyla yazarıyla sohbete başlamak mı? Birincisi –yani eğitim-  zordur, soğuktur. Tahtada, tüm sınıfın önünde mahcup olmak korkusuyla başlar; vizeden finalden kalıp, anneye-babaya rezil olmak korkusuyla devam eder; ruhunuza demir bir kelepçe ile yapışan, hayatınız boyunca taşıyacağınız “yahu bir şeyler eksik kaldı, tam olmadım galiba ben” çelişkisiyle son bulur. Son bulmaz, zirve yapar ve öylece yaşarsınız. Bu merhaleleri ayrı ayrı açmak müstakil yazıların konusudur. Geçelim. İkinci okumak ise kolaydır, sıcaktır. Eğer çok sevdiyseniz kitabı, bitirme korkusundan başka korkusu yoktur. Uzatırsın ayaklarını koltukta, gel keyfim gel! İster heyecanı uykularını kaçırsın son cümleye kadar göz kırpma, ister –gündüzse ve pencereden de tatlı bir ikindi güneşi vurduysa- mışıl mışıl uyuyakal. Sen bilirsin. Heyhat ki okumak sadece bu iki anlamdan ibaret değildir.

“Okumak” dendiğinde önce akla şunlar gelmelidir (çünkü akla gelenin sözlük sırasıyla bir olması gerekir): “(-i) 1. Bir yazıyı meydana getiren harf ve işaretlere bakıp bunları seslendirmek veya düşünceyi anlamak. 2. Yazılmış bir metnin iletmek istediği şeyleri öğrenmek. 3. Bir konuyu öğrenmek için okulda, bir öğretmenin yanında veya yazılı şeyler üzerinde çalışmak, öğrenim görmek.” Bunlardan ziyade okumak sözlüğümüzde en fazla yer kaplayan kelimelerden birisidir. Ve çok eskidir. Mesela Orta Asya’da her yıl yapılan “Toy”lara davet için gönderilen “ok”un adına “okuntu” denilirmiş. Daveti alan kişi de mesajı alır (yani okur) ona göre icabet edermiş. Hâlâ Anadolu’muzda düğün ve sünnetler için mendil veya havlu dağıtıldığını, adlarına da “okuntu” dendiğini biliyoruz. “Okuntu verirlerse gitmeyelim, vermezlerse küselim.” gibi mizahi bir söylemi bile vardır. Görüldüğü gibi kelimemiz “çok oturgaçlı götürgeç” (Hayret, word bile tanımadı, kırmızı çizgiyle altını çizdi!) gibi uydurma değil, ayakları yere çok sağlam basıyor ve deruni anlamlar içeriyor: Yüzyıllarca ak tolgalı yiğitler, onunla karşısına çıkan ve kendisi kadar yiğit olan erlere “meydan okumuş”; o yiğit erlerin söylediklerine bakmayan çokbilmişler “bildiğini okumuş”; hiçbir şey bilmediği halde kendisini çokbilmiş sananlar “maval okumuş”... Elinden bir iş gelmeyip “çarkına okuyanları”, etrafına üç beş saf bulup “gazel okuyanları”, hatta koca bir milletin karşısına çıkıp yıllarca “masal okuyanları” saymıyorum bile. 

Zavallı kelimecik, oysa senin ne kabahatin var. Sen bizim karnımızdaki erik kurularını daha “yüzümüzden okurken” biz de senin “canına okumuşuz.” Pencereyi açıp; dağların sırtından bakır bir tepsi misali yükselen güneşi, ırmak kenarlarında, söğüt dallarında ışıldayan çiğ tanelerini, o dallarda şakıyan bülbüllerin sesini… hâsılı daha kâinatı okumadan, okumayı bir çocuğun sırtına kendinden ağır bir çanta asmak sanmışız. Ömrün en güzel yıllarını da o çantanın fermuarıyla kapatmışız. Bir o kadar yıl hiçbir şey okumayalım ki aklımız başımıza gelebilsin. 

Bu sayfada kavramlar üzerinde biraz düşünmemizi sağlayacak yazılar yazmaya çalışacağım. Okuyanlara selam olsun.

       15/04/2013


  Yorumlar

1 Uğur 31/05/2013 10:38
Muğla-Köyceğiz-Beyobası Kasabası’nda her düğün dernek için davetiye bastırılmakta, bunu iş edinen bir kişi tarafından 700 hanenin tamamına davetiyeler elden iletilmektedir. Bu davetiyeye ’oku’ denmektedir.
’Oku dağıtıyorum’
’Size oku geldi mi?’
’Düğüne gidiyoruz, okuluyuz’ (Okulu=Davetli)
Sayın yazar, ifade ettiğin gibi ayakları yere basan, deruni anlamlar taşıyan bir kelime.

«« İlk Sayfa    « Önceki      Sayfa 1      Sonraki »    Son Sayfa »»
   (Toplam 1 Kayıt )   

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


 

                            

YAZARLAR
UFUK KÜÇÜK
ZAMANSIZ, MEKÂNSIZ BİR HATIRA
SEDA Ç.
SAYIN SEN
YİĞİT KOÇ
İYİLİK ANLAYIŞLARI
UĞUR GÜVEN
----------ŞAŞIRMAK HAKKINI ELDE BULUNDURMAK-------------
REŞAT BAŞER
OSMANLI TUĞRASI BİZDEN ÖNCE
SAMİ EREN
SAHİ, İSMET ÖZEL 15 TEMMUZ AKŞAMI NEREDEYDİ?
RIFAT TÜRKARSLAN
DİNDARLIK
ASYA DENİZ
----ASYA DENİZ----SİYASETİ HEYBENİZDEN ATIN BİR KENARA
YASEMİN KARAMANLI
BAYRAM EĞLENCE MİDİR?
CİHAD YURDABAKAN
CEMİL MERİÇ:ENTELEKTÜEL BİR ÜS
TUĞBA ÖZDEMİR
ÖFKELİYİM
RAMAZAN EGE
----MEZHEP SAVAŞLARI YAHUT BİRLİKTELİK KAYGILARI ----
TAYFUN DEMİR
KISA NOTLAR -I-
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay | bu yıl
İstatistik

Site En iyi Mozilla Firefox ve Chrome Tarayıcısıyla 1024x768 Çözünürlükte Görüntülenir. Tüm Hakları Saklıdır.

AKLIMIZA DÜŞÜNCE 2011

EDİTÖR