Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle Arşiv RSS
ANASAYFA KOMŞULAR UYANSA YETER! YAZARLAR KÜNYE İLETİŞİM
KÜLTÜR SANAT BİZİM KİTAPLIK AKTÜALİTE TARİH POSTASI EDEBİYAT VE DÜŞÜNCE DOSYA GEÇMİŞ DOSYALAR ARŞİV
» MUHAMMET KERİM - İNCİRİN KÜLTÜR TARİHİNDEKİ YERİ VE ÖNEMİ -SON BÖLÜM-
03 Eylül 2013 Salı 11:00
12
14
16
18

İNCİR SEVGİSİ

TARİHTE İZMİR TASVİRLERİ VE İNCİR

 

      İngiliz seyyah Richard Madden 19.yüzyıl’da İzmir’e yapmış olduğu gezide inciri ve önemini şöyle anlatmıştır:

          ‘’Ruhlarının tek düşündüğü incirdir… Bornova bahçeleri hakkında bir şey sorsanız, duyacağınız şey oranın incirle dolu olduğu; o yer hakkında sorular sorduğunuzda sizi incir pazarına yönlendiriyorlar; politika hakkında soru sorduğunda, aldığınız yanıt bu sene incirlerin düşük olduğu oluyor… Nereye giderseniz gidin baş konu her zaman incir, incir, incir!’’

      Diğer bir İngiliz seyyah Fuller, 1818 yılındaki seyahatinde bölgedeki ticari hayatı anlatırken bu ürünün Avrupa Pazarı için ve İzmir bölgesinin gelişimi için önemini anlatır.

Richard Madden.Travels in Turkey,Egypt,Nubia,and Palestine,in 1824-27 vols.London:Colburn,1829.Eren Akçiçek,Pınar Dönmez Fedakar.Türk Kültüründe Üzüm ve İncir.Uşşak Tif Matbaa.2011,s.101

      Alman seyyahlardan Dr.Gottihilf Heinrich von Schubert İzmir Çevresinin inciri için;’’lezzet bakımından çok ünlüdür… İncir Levant ve Avrupa arasındaki hareketli ticaretin başat ürünüdür.’’demiştir.

OSMANLI DÖNEMİNDEN CUMHURİYETE KADAR İNCİR

        Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde Menderes Nehri ve kollarının başıboş bırakılmasıyla bazı tarım alanları bataklık haline gelmiş ve bu alanlarda verim düşmüştür. Cumhuriyetin kabul edildiği ilk yıllarda ise bu bataklıkların kurutulup tekrar tarıma elverişli hale getirilmesi için çalışmalar başlatılmıştır.

      Aydın’da incirin deyişlerde, türkülerde, hikayelerde, beddualarda, konuşma dilinde, sivil toplum örgütlerinin logolarında ve spor kulüplerinin armalarında yer alması, ayrıca anıtlarda, heykellerde ve mezarlarda kullanılması diğer ürünlere göre sosyali kültürel ve ekonomik olarak ne kadar önemli olduğunu gösterir.

      19.yüzyılda Aydın’ın en önemli tarım ürünü olan incir pek çok ülkede tanınmaktaydı. Bu ürünün en büyük pazarı ABD idi. Daha sonra ise İngiltere, Almanya, Fransa ve Mısır gibi ülkeler gelmekteydi. İncir ve hurdasının bu ülkelere ihraç edilmesiyle Osmanlı Devleti’ne oldukça yüklü para akışı olmaktaydı.

      Aydın Ticaret Odası’nın tespitlerine göre bu dönemde Erbeyli incirleri o kadar ünlü idi ki dış piyasalarda, özellikle Amerika, İngiltere, Almanya, Fransa ve Mısır’da aranan bir üründü.

      1887 yılında Büyük Menderes Vadisi’ne gelen Amerikalı ünlü bir seyyah incir için şunları söylemiştir:

          ‘’…toprağın özelliğinden dolayı ürün apayrı bir tat ve koku taşımaktadır. Gerçekten de bu kaliteli topraklar Menderes Vadisi’nin her iki yanını bir incir üretim merkezi haline getirmiştir.’’¹

      1900 tarihli İzmir’deki konsolos yardımcısı Homsen’in hazırladığı raporda bölgedeki en kaliteli incirin Erbeyli inciri olduğu belirtilmiştir. Yine aynı kaynakta Nazilli ve Sultanhisar incirlerinin de kalın kabuklu olmasına rağmen oldukça değerli olduğuna değinilmiştir.

           20.yüzyılın başlarında incirin en çok ve en kaliteli yetiştirildiği yerler arasında; Aydın, Nazilli, Bozdoğan, Söke, Karacasu, Çine, Karapınar, Erbeyli ve Germencik en başta geliyordu. Bu dönemde Avrupa’ya ihraç edilen ve orada ‘’İzmir İnciri’’ olarak bilinen incirlerin dörtte üçü Aydın’dan, İzmir Limanı’na geliyordu.

¹Ayten Can Tunal.’’Aydın’da Üretilip İzmir’de Pazarlanan İncirin Kısa Tarihi’’ Aydın Eski Eserleri Severler Derneği Aylık Tarih ve Kültür Bülteni.Yıl 3,s.26,Aydın:2006,s.5.Eren Akçiçek,Pınar Dönmez Fedakar.Türk Kültüründe Üzüm ve İncir.Uşşak Tif Matbaa.2011,s.113

 19.yüzyılın son çeyreğinde Menderes Vadisi’nin ortalama incir üretimi her biri 212 kilodan 30 bin deve yükü idi ki, bu yaklaşık 6360 ton yapıyordu.

         I.Dünya Savaşı başlamadan önce Osmanlı topraklarında bulunan incir ağaçlarının yarısından fazlasına Aydın sancağı sahipti. Burada 1913 yılında 43.724 ton incir elde edilmiş ve bunun 23.192 tonu ihraç edilmiştir. I.Dünya Savaşı’nın devam ettiği yıllarda ise Aydın’ın en önemli gelir kaynağı olan incirin satışında yaşanan sorunların önüne geçilmek amacıyla Türkiye’de ilk kooperatifçilik girişimi yapılmıştır.

      21-25 Mayıs 1925 tarihleri arasında Ortaklar (Reşadiye), Germencik, Erbeyli, İncirliova (Karapınar) ve Köşk’te birer incir Müstahsilleri Kooperatifi yeniden kurulmuş ve bu kooperatifin çabaları sonucunda 1928 yılında Amerika’ya ihraç edilen incirler oldukça büyük beğeni toplamıştır.

       1930 yılının buhranlı döneminde, Aydın İncir Müstahsilleri Kooperatifi, hurda incir alımını gerçekleştirerek ve bunların İnhisarlar İdaresi’nde değerlendirilmesini sağlayarak, incir fiyatlarının düşmesini bir ölçüde engellemiştir.

      İncir üreticilerinin üretim ve pazarlamanın yanında karşılaştığı en büyük sorunlardan biri de işgaller ve savaşların yarattığı olumsuz etkiydi. Buna verilebilecek en güzel örnek 29 Mayıs 1919’da gerçekleşen Yunan işgalidir. Bu işgal sürecinde pek çok tarım alanı ve bahçe önemli ölçüde zarar görmüş ve bu olay ticari yaşamı olumsuz yönde etkilemiştir. 1923 yılı sonlarına doğru Aydın’ın içinde bulunduğu zor dönem incir üreticisine büyük sıkıntılar yaşatmış ve incir piyasası üreticileri ortadan kaldırmak isteyenlerin eline kalmıştır. Bunların yanında Kurtuluş sonrası yaşanan bir diğer sorun da Mübadele sonrasında Aydın ve çevresinde bulunan Rumların incir bahçelerini terk etmesidir. Bu boşluk 1924 tarihli Türk-Rum Mübadele Anlaşması ile kısmen doldurulabilmiştir.

      Dünyadaki ekonomik krizin yarattığı etki Yunan işgalinden sonra Aydın çevresindeki incir üreticisine ikinci darbeyi vurmuştur. Bu krizin yarattığı etki sonucu pek çok ilde Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyetleri kurulmuştur. Bunlar arasında Aydın da bulunuyordu. Aydın Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti 1933 yılı başında Şeker Bayramı dolayısıyla tüm halkı şeker değil, incir ve üzüm tüketmeye çağırmıştır.

      19 Şubat 1934’te Aydın’da toplanan İncir Kongresine pek çok milletvekili, banka müdürü, incir bölgesinin ve yerinde seçilen yetkili temsilcileri katılmıştır.

      1933-34 yıllarında incir üreticilerinin karşılaştığı en önemli sorunlardan biri de incirlerin İzmir’e nakledilmesiydi. Üreticiler Aydın Demiryolu Şirketi’nden şikayetçiydiler. Ancak 1935 yılında demiryollarının millileştirilmesiyle bu sorun çözülmüş ve üreticiler rahatlamıştır.

İNCİR BAYRAMLARI

      İncir kendi adına şölenler ve bayramlar düzenlenen, törenlerde, ayinlerde kullanılan hem ticari hem de kültürel değeri olan bir meyvedir. 19.yüzyılda kutlanan ‘’incir bayramları’’ günümüzde düzenlenen incir festivallerinden farklı olarak ayrı bir kültürel değer taşımaktadır.

      Bereketli geçen bir incir sezonu insanı mutlu eder ve bu nedenle incir bayramları mutluluğun ifadesidir. Ayrıca ‘’İncir Bayramı’’ Mısırlıların Nil ve diğer memleketlilerin kutladığı çeşitli mahsul bayramlarına benzetilmektedir.

      Mevcut bilgilere bakıldığında incir bayramı kutlamalarının 1880 yılından sonra yaklaşık 50 yıl boyunca 15 ile 25 Ağustos tarihleri arasında kutlanmıştır. 20.yüzyıla gelindiğinde yine bu tarihlerde incir bayramları kutlanmıştır.

      Osmanlı döneminde kutlanan incir bayramları Cumhuriyet’in ilk yıllarında da kutlanmaya devam etmiştir. 22 Ağustos 1923’teki ‘’Türk Sesi’’ gazetesinde Mahmut Esat Bey’in ‘’Vilayetten Haberler’’ bölümünde ve ‘’Yeni Mahsul’’ başlıklı yazısında incir bayramının kutlandığı hakkında şöyle bir haber bulunmaktadır.

          ‘’Evvelki gün geldiğini yazdığımız kuru yemiş mahsulü dün limandan yaprak ve defne yapraklarıyla donatılan mavnaya yükseltilmiş ve mavna üzerinde ince saz takımıyla icra-yı ahenk milli oyunlar oynanmıştır. Rençperlerimize hayırlı müşteriler dileriz.’’¹

      1924 yılında İzmir’e ilk mahsul 18 Ağustos’ta gelmiştir ve bu yıl da incir bayramı kutlanmıştır. 1925 ve daha sonraki birkaç yıl da incir bayramları milli bir dava havasında kutlanmıştır.

      1928 yılındaki ‘’İkinci Dokuz Eylül Sergisi’’ için hazırlanan ticari broşürde bir yıl önceki incir bayramı hakkında şunlar yazılmıştır:

          ‘’İzmir Limanından incirin ilk sevki de teferruatı az ve fakat samimi merasime sebep olur. Geçen sene Avrupa’ya ilk sevkiyat 20 Ağustos’ta vak’i olmuş, vapurlar donatılmış ve bu kıymetli meyvemizin tahmili esnasında limanda mevcut bütün diğer vapurlar keyfiyetli düdükleriyle selamlamışlardır.’’²

      1929’da Germencik’te yine bir dizi etkinlikle incir bayramı kutlanmıştır. Yine Anadolu Gazetesinin bir haberine göre Germencik’te incir bayramları şöyle kutlanmıştır:

          ‘’Germencik’te İzmir incir tüccarlarından Nalbantzade Hulusi Bey’in fabrikası önünde akşamdan vagonlar incirle doluncaya kadar halk tarafından icra-yı şâdumâni edilmiştir. Fabrikasının önü; baştan başa elektrik ile tezyin olunmuş ve Hulusi Bey bu münasebetle yüz kişilik parlak ve samimi bir ziyafet verilmiştir. Germencik halkı saat ikiye kadar çalgı çalmak ve dans etmek suretiyle incir bayramı yapılmıştır.’’³

            ¹Zeki Arıkan. İzmir Basınından Seçmeler(1923-1938).c.s.102,Eren Akçiçek, Pınar Dönmez Fedakar,Uşşak Tif Matbaa.2011,s.126

Eskiden incir bayramları milli bayramlar ve kurtuluş günleriyle aynı gün kutlanırmış. Her yıl 3-4-5-6-7 Eylül günleri ‘‘Aydın İncir Bayramı’’ olarak kutlanırmış. Bu kutlamalarda en iyi inciri üreten üretici ve incir güzeli seçilirmiş.Dereceye giren güzellere ve üreticilere ödüller verilirmiş. İncir bayramlarının ürünün tanıtılması ve tüketimin sağlanması yanında insanların kaynaşmasını sağlayan güzel bir yönü de bulunmaktadır.

            Günümüzde üreticiler ürünlerinin tanıtımını yapmak gibi amaçlarla Aydın’da çeşitli etkinlikler düzenlemektedir. Bunların en önemlisi Eylül ayının ilk üç haftası İncirliova ve Germencik’te düzenlenen festivaldir.


  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


 

                            

YAZARLAR
UFUK KÜÇÜK
--------UFUK KÜÇÜK----PİŞMANLIĞA MUŞTU---
SEDA Ç.
SAYIN SEN
YİĞİT KOÇ
İYİLİK ANLAYIŞLARI
UĞUR GÜVEN
----------ŞAŞIRMAK HAKKINI ELDE BULUNDURMAK-------------
REŞAT BAŞER
OSMANLI TUĞRASI BİZDEN ÖNCE
SAMİ EREN
SAHİ, İSMET ÖZEL 15 TEMMUZ AKŞAMI NEREDEYDİ?
RIFAT TÜRKARSLAN
DİNDARLIK
ASYA DENİZ
----ASYA DENİZ----SİYASETİ HEYBENİZDEN ATIN BİR KENARA
YASEMİN KARAMANLI
BAYRAM EĞLENCE MİDİR?
CİHAD YURDABAKAN
CEMİL MERİÇ:ENTELEKTÜEL BİR ÜS
TUĞBA ÖZDEMİR
ÖFKELİYİM
RAMAZAN EGE
----MEZHEP SAVAŞLARI YAHUT BİRLİKTELİK KAYGILARI ----
TAYFUN DEMİR
KISA NOTLAR -I-
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay | bu yıl
İstatistik

Site En iyi Mozilla Firefox ve Chrome Tarayıcısıyla 1024x768 Çözünürlükte Görüntülenir. Tüm Hakları Saklıdır.

AKLIMIZA DÜŞÜNCE 2011

EDİTÖR