Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle Arşiv RSS
ANASAYFA KOMŞULAR UYANSA YETER! YAZARLAR KÜNYE İLETİŞİM
KÜLTÜR SANAT BİZİM KİTAPLIK AKTÜALİTE TARİH POSTASI EDEBİYAT VE DÜŞÜNCE DOSYA GEÇMİŞ DOSYALAR ARŞİV
» METİN GENÇ - İZMİR’DE İMAM HATİPLİ OLMAK
01 Ocak 2013 Salı 22:35
12
14
16
18

         1953 yılında açılan İzmir Hatay İmam Hatip Lisesi Cumhuriyet sonrası kurulun İmam Hatip Liselerinden biridir. Osmanlının son döneminde Medreselerin yenilenmesi/ güncellenmesi çerçevesinde kurulan İmam Hatip Okulları, Cumhuriyet sonrası ilk dönemde dönem şartlarından ve CHP tek parti uygulamalarından dolayı kapatılmış ancak yakın dönemde daraltılmış/değiştirilmiş ders programları ile belli sayılarda İmam Hatip yetiştirme adına tekrar açılmıştır.

                 Bu arada Devlet eliyle eğitim ve öğretim ortamlarının tek tipleştirilmesine karşı muhalefet olma ve yarın öbür gün kapatılırsa ortada kalınmasın adına, yeni bazı meslek dersleri öğretmenlerinin hem öyle hem böyle davranma keyfiliğinden dolayı bir de, cemaatler, artık ne kadarı özgün/özgür kalmış ve kendini güncellemiş ise tartışılabilir, yeni açılan kurumlara sıcak bakmamışlardır.

             50’li yıllarda Siyasal Serbestlik ve oy kullanımı ve sayılması neticesi, değişen Türkiye şartlarında, ama gerçekten türlü zorluklar, bürokratik engellemelere karşın kurulmaya ve yaygınlaşmaya başlamıştır. Bu kurulmalarda o cemaate bu cemaate emanet okullar olarak değil, halkın okulları olarak kurulmuştur.

            Okullardaki Meslek Dersleri öğretmenlerinin ehil olamamalarından, bozulmuş medrese geleneğinden, denetlenip düzenlenmeden uzak Kur’an Kursu eğitim ve öğretim ortamlarında yetişmiş kimseler olmalarından, gereken gelişmeyi sağlayamamışlar, ülke açısından eksiliği gidermeyi başaramamışlardır. Ayrıca, doktorlarımızın, avukatlarımızın, mühendislerimizin diğer branş öğretmenleri ve öğrencilerin amaçlarına uygun olup olmadıklarına bakılmaksızın, İHL okullarının öğrencileri ve öğretmenleri haksız eleştirilerle karşılaşmışlardır.

                Açılan İmam Hatip Okullarına öğrenciler, ya kendi istek ve niyetleriyle ya da ailelerinin bir Fatiha öğrenir de sonra bize okur, niyetleriyle çocuklarını bu okullara göndermeye başlamış, kimi öğrenci de hakikaten dini eğitim alma amacıyla bu okullara gitmiştir.

          O yıllardan bir öğrenci: İstanbul´da uzun yıllar İl Müftülüğü yapan Selahattin Kaya: 1951´de açılan imam hatip okullarının ilk birkaç öğrencisinden biri. İHO´na hangi şartlarda ve niçin kayıt yaptırdığını şöyle anlatıyor: "Biz de bu okullara ne gibi haklar verileceğini bilmeden gittik. Çünkü dini eğitim almak istiyorduk ve başka çaremiz yoktu. Bir de tahsil belgemiz olursa iyi olur diye düşündük. Tabi, bu belgeyi alıncaya kadar epeyce zahmet çektik. Örneğin okula kayıt yaptırdıktan sonra paso alacağımız zaman, burası "kurs mu okul mu" diyerek zorluk çıkarıyorlardı. Okula gidip gelirken insanlar "Cenaze yıkayıcısı mı olacaksınız?"şeklinde müstehzi sorular soruyordu. Birçok aile çocuklarını bu yüzden göndermedi. Biz kayıt yaptırdığımızda henüz bu okulların lise kısmı yoktu, ancak açılmasını ümit ediyorduk. Sonunda lise kısmı açıldı, bu kez üniversiteye giremeyeceğimizi söylediler. Ben Arapça´ya meraklı olduğum için Arap Dili Bölümü´nde okumak istiyordum. Buraya girebilmek için liselerin fark derslerini vererek ikinci bir lise mezunu oldum. Bu şekilde istediğim bölümde okuyabildim. (*)

           İzmir’de açılan imam hatipler de aynı niyetlerle gelen öğrencilerle doluydu. Sokaktan kurtulsun, ama dinini de öğrensin diye gönderilmişti. Saatler 12 Eylül 1980 saat 24:00 ‘i işaret ettiğinde yapılan İhtilal ile, bu okullara da bir ayar verilmesi niyetiyle dönem içinde iyi bir proje gibi görülen Yeşil-Kuşak Projesi ve Suud sermayesi (Rabıta) ile destekleniyor görülen Müslüman çevre ve kamu oyu, düz liselerdeki seçmeli din dersini mecburi yapmakla, İmam Hatip Okullarındaki öğretmenleri tedirgin etmekle, bazı meslekçi öğretmenleri sağa sola sürmekle, özellikle farklı ve iş bitirici okul müdürleri görevlendirmeleriyle bu okulların işlevselliği bitirilmek istendi.

              İhtilal Hükümeti sonrası serbest seçim ortamı sağ bir hükümetin muhafazakâr taban ihtiyacı (ANAP), bir de bu okullardan gelen haklı şikâyetlerle okul müdürleri değişimi, önceki yanlış uygulamaların düzeltilmeye gidilmesi, İmam Hatip okulları üzerindeki baskıyı biraz azalttı. Ancak, Meslek Dersleri Öğretmenlerinin eğitimi, gelişim ve düzelme emaresi beklentilere yakın gerçekleşmedi. Dönemin şartlarına uygun, ping-pong oynayan, kılığına kıyafetine daha bir özen gösteren, modern konuşma ve davranış içindeki meslekçiler çıktı öğrencilerin karşısına. Misyon ve Vizyon sahibi öğretmenler yine başka bir bahara.

              Her şey güllük gülistanlık giderken, 1987 yılı başörtüsü yasaklarının Üniversitelerde başlatılması, yaklaşık on yıl sonrasının bir planlamasıydı sanki. Yükseltilen ve kendisi de yükselme trendinde olan İslami Duyarlılık, beklenen sonla karşı karşıya hem politik hem de imam hatip alanlarında varken yok durumuna mahkûm bırakıldı.

                K-A-P-A-T-A-M-A-Z-L-A-R diye düşünmelerimiz/dualarımız ve gayretlerle, kapatılmadı ama öğrenciler artık gitmek istememeye, velilerde artık göndermek durumda kalmamaya başladı. Dolayısıyla Okullardaki öğrenci sayıları ve niteliği önceki dönemlerin tersine döndü. Yapılan baskılar, yeni yeni dillendiriliyor, ancak tam anlamıyla yazılabilmiş değil.

              Bu uygulamaların 1960’lı yıllardaki yaşananlar hakkında bir İmam Hatip Mezunu olan ve bu okullarda görev yapan öğretmenlerden Hayrettin Karaman: "İsmet İnönü başbakan iken okullarımızla ilgili olup zararlı bulunan bazı değişiklikler yapılmıştı. Halk buna tepki gösterdi. Çorum´dan da esnaf Ankara´ya toplu telgraf çekmiş. Ankara, emniyete talimat vermiş: "Şu esnafı toplayıp bir gözdağı verin" diye. Emniyet müdürü, telgrafta imzası olan esnafı toplatmış, karakolda onlara bir nutuk çekerek:"Sizin işiniz gücünüz yok mu, devletin işine ne karışıyorsunuz, bu okullar sizi ne ilgilendirir..." demiş. Esnaftan biri ayağa kalkmış ve şöyle konuşmuş: "Beyefendi, ben dükkânımda çalışırken İmam Hatip Okulu yaptırma derneği üyeleri bana da geldiler ve yardım istediler, ben cüzdanımı çıkardım, o günkü aile geçimliğimi ayırdım, gerisini okul için verdim, bu okul bu kadar benim ve beni ilgilendiriyor!" Arkadan biri daha, bir diğeri daha konuşunca, müdür, "Canım ben durumu anlamak istedim, tamam öyleyse, oğlum bekçi, bize çay söyle!" diyerek işi tatlıya bağlamış. Halk bu okullara canıyla, malıyla, gönlüyle destek verdi." (*) diye anlatıyor

           İzmir ili, 2012 yılı Temmuz ayı ile birlikte, çalışma ve tempo gösteren dernekler ve sivil toplum kuruluşları gayretleriyle 31 ilçe’nin en az birinde acılan imam Hatip ortaokulları ile Liseleri sayısı 40’geçmiştir. Merkez ve çevre ilçelerde açılan İmam Hatiplerin Öğretmen, mekan, çevre eksiklikleri çözülme yoluna gidilirken eksiklikler tamamlanabilmiş değildir. Yapılan eleştirilerin değerlendirmelerin yorumların yapılması bir yana bu okulların ihtiyaçları ve problemlerini göz ardı etmemek gerekiyor.

        İzmir örneği, diğer çevre ve yurt sathındaki şehirlerden farklı olmasa gerekir. İmam Hatiplerin açılmasın konusunda değerlendirme ve yorumlarımızda hala Yeşil-Kuşak Projesini ve ya BOP proje ayaklarıyla açıklamaya çalışmak, hala bu okulların sağlıklı değerlendirilmediğini gösterir

 

      *: Recep YETER tarafından hazırlanmış  Kuruluşundan Bugüne Bitmeyen Çile: İmam Hatip Liseleri” timav.org.tr


  Yorumlar

1 Metin 2013-01-07
Sayın İMHAD, İmam Hatipliler ve Mezunlar Derneği ve İzmir Dini Eğitim ve Yardımlaşma Derneğinin ortaklaşa çalışmalarına teşekkürler. Allah, bu çalışmalar konusunda özverili çalışan kardeş ve abilerimizin çalışmalarını hanelerine artı olarak yazsın. Dualar sizinle olsun.

2 İMHAD Yönetim Kurulu 2013-01-06
Öncelikle imam hatip meselesine değindiğiniz için teşekkür ediyorum. İzmir de imam hatiplerin kurulması, yaşatılması ve imam hatip neslinin motivasyonu ile ilgilenen, son iki yıldır kendilerini bu işe adamış imam hatip sevdalılarından. İzmirde kurulmuş olan İMHAD İmam Hatipliler ve Mezunlar Derneği ve İzmir Dini Eğitim ve Yardımlaşma Derneği’nin ortaklaşa sürdürdüğü çalışmaların neticesinde bu başarı elde edilmiştir. Bu başarının sürdürülmesi ve bundan sonraki çalışmaların eğitime kaydırılarak okullarımızın eğitim kalitesini artırma çalışmaları yapmak için bu çalışanların hiç olmazsa dualarla desteklenmesi gerekir. Çalışan tüm İmam Hatip sevdalılarına teşekkür eder bundan sonraki çalışmalarında başarılar dilerim.

3 Arif 2013-01-05
’.........bu okullar bu kadar bizim ve bizi ilgilendiriyor’ İmam hatipler sayesinde İslami hareket bir canlılık kazanacak. Dindar ve ahlaklı nesiller yetişmesi için, yapabileceğimiz fedadarlığın sınırlarını zorlamalıyız, tıpkı o günkü nafakasını ayırıp tüm parasını İmam Hatip’e tasadduk eden Çorum’lu esnaf gibi. İmam Hatiplerin bu kadar açılmasından cemaatlerin tedirgin olmasına gerek yok, iyi niyetle yaklaşabilirlerse netice hepimiz için hayırlı olacaktır. Artık İmam Hatiplerin kalite sorununa öncelik verilmelidir.Mesleğinde başarılı ve İmam Hatip vizyonunu paylaşan öğretmenler bu okullara davet edilmelidir. Hayrettin Karamanlar, Bahattin Yıldızlar..... yetişecek çünkü!

«« İlk Sayfa    « Önceki      Sayfa 1      Sonraki »    Son Sayfa »»
   (Toplam 3 Kayıt )   

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


 

                            

YAZARLAR
UFUK KÜÇÜK
ZAMANSIZ, MEKÂNSIZ BİR HATIRA
SEDA Ç.
SAYIN SEN
YİĞİT KOÇ
İYİLİK ANLAYIŞLARI
UĞUR GÜVEN
----------ŞAŞIRMAK HAKKINI ELDE BULUNDURMAK-------------
REŞAT BAŞER
OSMANLI TUĞRASI BİZDEN ÖNCE
SAMİ EREN
SAHİ, İSMET ÖZEL 15 TEMMUZ AKŞAMI NEREDEYDİ?
RIFAT TÜRKARSLAN
DİNDARLIK
ASYA DENİZ
----ASYA DENİZ----SİYASETİ HEYBENİZDEN ATIN BİR KENARA
YASEMİN KARAMANLI
BAYRAM EĞLENCE MİDİR?
CİHAD YURDABAKAN
CEMİL MERİÇ:ENTELEKTÜEL BİR ÜS
TUĞBA ÖZDEMİR
ÖFKELİYİM
RAMAZAN EGE
----MEZHEP SAVAŞLARI YAHUT BİRLİKTELİK KAYGILARI ----
TAYFUN DEMİR
KISA NOTLAR -I-
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay | bu yıl
İstatistik

Site En iyi Mozilla Firefox ve Chrome Tarayıcısıyla 1024x768 Çözünürlükte Görüntülenir. Tüm Hakları Saklıdır.

AKLIMIZA DÜŞÜNCE 2011

EDİTÖR