Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle Arşiv RSS
ANASAYFA KOMŞULAR UYANSA YETER! YAZARLAR KÜNYE İLETİŞİM
KÜLTÜR SANAT BİZİM KİTAPLIK AKTÜALİTE TARİH POSTASI EDEBİYAT VE DÜŞÜNCE DOSYA GEÇMİŞ DOSYALAR ARŞİV
» KAR ÇİÇEĞİ - TUĞBA ÖZDEMİR
25 Ağustos 2011 Perşembe 15:37
12
14
16
18

 “Erzurum, her yönü bir başka güzellikler şehri. Destansı gizemler şehri. Kasım ayından sonra, beyaz karın düştüğü, karakışın başladığı, hayatın bir başka yaşandığı, karın, buzun, soğuğun işgal ettiği şehirdir Erzurum. Karın tadını çıplak ayaklı çocuklar ve dağlarda kayanlar çıkarır Erzurum’da. Palandöken bütün ihtişamıyla kıble tarafında… Palandöken bir simgedir Erzurum’da. Kayakçılar ve dağcılar, bir de gurbetteki Erzurumlular için bir aşktır Palandöken.”  İşte bu satırlar anlatıyor iki kapak arasında hangi coğrafyada olacağımızı. Karların coğrafyası… Kar türkülerinin duyulduğu, sevdalıların mahsur kaldığı yer. Bir çok olaya şahitlik eden, belki de birçok sırrı saklayan karlı dağlar.  Kışın bir başka süslenirmiş Palandöken ve öyle çağırırmış sevdalılarını. Belki de kayakçılar ve dağcılar uyar en çok bu çağrıya.  

     İlk sayfalarda Hicri 1399’un bitip 1400’e girildiği günlerde Hicret koşusunda gördüğüm 3 genç. Önce Hicret koşusunu seyrediyorum Erzurum’dan Kayseri’ye.  Dağlarla konuşan adamın rehberliğinde çıkıyorum ben de Palandöken’e. Her satırda adımladığım yokuşlarda kardeşler, ağabeyler görüyorum. Sporcu, dağcı gençler bunlar. Ve onların adımlarına karışıyor sanki adımlarım. Onlarla tırmanıyormuşum gibi heyecan sarıyor beni. Bir prova sahnesi gibi dağlar,  Mücahitlerin şehadete yürüyüş  provası.  Her adım bir iz bırakıyor geriye.  Yüzümü vefayla okşuyor soğuk rüzgar, vefayı soluyorum.  Bir taraftan yaşayarak anlatıyor Bahattin abi. Dağlarla olan muhabbeti, dağlarda filizlenen sevda masalını. Dağlardan meydanlara yürüyen yiğitleri. Dağlarda kazanılan zaferlerden ve sevinçlerden bahsediyor . Çevirdikçe sayfaları Kar Çiçeğiyle tanışıyorum. Şimdilerde hiç rastlamadığım aşk çıkıyor karşıma ve can alıcı en güzel sözler. Sonra birden bir fırtına, hasret esen bir rüzgar ve hüznün uğultusu duyuluyor… Palandöken üzerinden geçen Tekman yolunu takip ederek çıkıyorum dağa Yasir karakteriyle ve Kar Çiçeği’ni arıyorum, kavuşma ümidiyle.  Nereye gittiğini bilmeden izliyorum ayrılık acısı yaşayan Yasir’i. Dilinde Kar Çiçeği… Aynı rüyada buluşmak için yürüyor karlar üzerinde. Ve bir çığ götürüyor onu sevdiceğine. Bakakalıyorum. Dağlara sevdalılar, dağlarda sevdalananlar yine dağlarda buluşuyor ve o vuslat anını yaşıyorum sayfalarda. Arkama bakıyorum, geride vefalı kardeşler fırtınaya inat sesleri kısılana dek bağırıyorlar. Yasiiir… Ayrılığa yol vermemişti Palandöken. İşte o an düğümlenen hıçkırık çözülüyor, olanca şiddetiyle boşalıyor yaşlar gözümden.  Tüm sevgisini ve hüznünü birleştirdiği gözyaşlarıyla İnna lillahi ve inna ileyhi raciun diyordu Bahattin abi.              

                                                                                                                                                                                                                                       

 

Palandöken dağlarından indim, ayrıldım Erzurum’dan ama hala o zamanı yaşıyorum. Farklı şehirlerden, başka ana babalardan nasıl kardeş olunur öğreniyorum, tertemiz duygular nasıl da söz olur muhatabına, görüyorum. Kavuşmak için hayal edenleri ve kavuşanları tanıyorum. Hiç böyle bilmezdim dağları ve dağların bağrında sakladıklarını. Dağlara yabancıydım, dağların konuştuğunu, vefasını, sevenlerini nasıl kucakladığını da bilmezdim. Sadece savaşılan dağlar vardı zihnimde ve sadece dağlara menzilli mücahitler.   O samimiyete, o dönemdeki mücadeleye, azme ve zafere, gerçek bir inanışa ve şuura hasret olduğum için belki de o dönemde kalmak, o dönemi yaşamak isteyişim. Her satır yaşanılmış, her cümle gerçek. Sıradan, edebi kaygısı olmadan yan yana gelmiş kelimeler ama içten cümleler. İşte böyle cümleler bu denli öğretir gerçeği, verir  dersini. Bir taraftan sonunu merakla beklerken bir taraftan da bitmesini istemediğim bir kitaptı. Bahattin Yıldız’ın diğer eserlerinden çok farklı bir eser. Her okuyan o dağlarda dolaşıp, o karlar üzerinde yürümüş müdür bilemem. İlk okuyuştan itibaren dağlara çıkarken buldum kendimi. Ben ilk defa bir dağ zirvesine tırmandım, hiç gitmedim Erzurum’a, çıkmadım hiç Palandöken’e ama ilk cümleden son cümleye kadar yaşadım orayı.  Ya film seyreder gibi zihninizde canlandırarak okursunuz eseri ya da herhangi bir karaktere bürünürsünüz ya eserde işte öyle okudum Kar Çiçeği’ni ve çok farklı bir tattı benim için.

  


  Yorumlar

1 betül 25/08/2011 17:39
Dağlar, dağlarda mücadele,dağlarda zafer,dağlar soğuk hayr dağlar sıcak asıl, dağlarda sevda,dağlarda sır, dağlarda hasret, dağlarda vuslat,dağlar...ne güzel kitap kar çiçeği.

«« İlk Sayfa    « Önceki      Sayfa 1      Sonraki »    Son Sayfa »»
   (Toplam 1 Kayıt )   

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


 

                            

YAZARLAR
UFUK KÜÇÜK
ZAMANSIZ, MEKÂNSIZ BİR HATIRA
SEDA Ç.
SAYIN SEN
YİĞİT KOÇ
İYİLİK ANLAYIŞLARI
UĞUR GÜVEN
----------ŞAŞIRMAK HAKKINI ELDE BULUNDURMAK-------------
REŞAT BAŞER
OSMANLI TUĞRASI BİZDEN ÖNCE
SAMİ EREN
SAHİ, İSMET ÖZEL 15 TEMMUZ AKŞAMI NEREDEYDİ?
RIFAT TÜRKARSLAN
DİNDARLIK
ASYA DENİZ
----ASYA DENİZ----SİYASETİ HEYBENİZDEN ATIN BİR KENARA
YASEMİN KARAMANLI
BAYRAM EĞLENCE MİDİR?
CİHAD YURDABAKAN
CEMİL MERİÇ:ENTELEKTÜEL BİR ÜS
TUĞBA ÖZDEMİR
ÖFKELİYİM
RAMAZAN EGE
----MEZHEP SAVAŞLARI YAHUT BİRLİKTELİK KAYGILARI ----
TAYFUN DEMİR
KISA NOTLAR -I-
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay | bu yıl
İstatistik

Site En iyi Mozilla Firefox ve Chrome Tarayıcısıyla 1024x768 Çözünürlükte Görüntülenir. Tüm Hakları Saklıdır.

AKLIMIZA DÜŞÜNCE 2011

EDİTÖR