Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle Arşiv RSS
ANASAYFA KOMŞULAR UYANSA YETER! YAZARLAR KÜNYE İLETİŞİM
KÜLTÜR SANAT BİZİM KİTAPLIK AKTÜALİTE TARİH POSTASI EDEBİYAT VE DÜŞÜNCE DOSYA GEÇMİŞ DOSYALAR ARŞİV
» FERDA GEZEN - KAŞGARLI MAHMUD
16 Temmuz 2013 Salı 10:00
12
14
16
18

          Türk dilinin ilk sözlüğünü ve Türk kültürünün ilk ansiklopedisini hazırlayan Kaşgarlı Mahmut, 1008 yılında Kâşgar'da doğdu. Yakın zamana kadar doğum tarihi ile ilgili kesin bilgilere ulaşılamayan büyük Türk Bilgininin hayatı hakkında yapılan son araştırmalarda doğum tarihinin 1008 yılı olduğuna karar verildi. Kaşgarlı Mahmut’un hayatı da eserlerinin serüvenleri de son derece sıra dışı ve heyecan uyandıracak özellikler taşırlar. Eğer bu gerçekten ilgi çekici gelişmeler olmasa idi, bugün biz Kaşgarlı Mahmut’u büyük bilgin olarak değil de Batı Karahanlı devletinin Hakanlarından birisi olarak kitaplarda okuyacaktık. Ve beklide o zaman ünvanı da “Kaşgarlı” olmayacaktı.

            1. KAŞGARLI MAHMUD’UN HAYATI

           Kaşgarlı Mahmut, Türk tarihinin önemli devletlerinden birisi olan Karahanlı Devletinin hanedan sülalesine mensuptur ve Batı Karahanlı Hakanlarından Buğrahan Muhammet Yağan Tekin’in torunu ve Şehzade Hüseyin Emir Tekin’in oğludur. Buğrahan Muhammet Yağan Tekin Batı Karahanlıların Hakanı iken 1005 yılında Doğu Karahanlıların Hanı Arslan Hanla savaşmış ve Arslan Hanı ele geçirmiştir. 

Kaşgarlının dedesi Yağan Tekin, 18 aylık kısa Hakanlık döneminden sonra tahtı kendi isteği ile Kaşgarlı Mahmut’un babası Hüseyin Emir Tekin’e devretmek istemiştir. Bu devir teslim için büyük ziyafetler hazırlanmış davullar dövülmüştür. Bu ziyafet sırasında Yağan Tekin’in eşlerinden Hanısı, tahta kendi oğlu İbrahim’i geçirebilmek için diğer şehzadeleri zehirlemiştir. Kaşgarlının Babası Hüseyin Emir Tekin de zehirlenenler arasındadır. Bu saray darbesinden sonra İbrahim 1057 yılında Batı Karahanlıların Hakanı olmuştur. Kaşgarlı Mahmut ise bu tuzaktan kendisini kurtararak Batı Karahanlı Devletinin topraklarından kaçmıştır. Ancak İbrahim Hanın adamları her yerde onu aradıklarından o kendisini gezgin veya bilgin gibi sıfatlarla takdim ederek sık sık yer değiştirmek zorunda kalmıştır.
             Urimçi’de yayınlanan eserlerde Kaşgar’dan 45 km. güney batıda Opal kasabasında dünyaya geldiğini bildirmektedirler. Kırgızistan’daki yayınlarda ise Issık göl kenarında bir köyde doğdu ve halen köy halkının bu bilgiyi benimseyerek yaşadıklarını ileri sürmektedir. Bu yıllardır süren Kaşgarlı Mahmut’un Kırgızistan’da Barsgang’da mı yoksa imparatorluğun merkezi Kaşgar’da mı doğduğu hakkındaki tartışmaların bir devamı gibi sürüp gideceğe benzemektedir. Büyük Türk ermişi Yunus Emre’nin, Anadolu’nun 40 yerinde makamı olmasının güzelliğinde olduğu gibi hem Uygur hem de Kırgızların Kaşgarlıyı sahiplenip bağırlarına basmalarını memnuniyetle karşılamalıyız. Bilimse kendi işini yapmaya devam etmeli.
          Kaşgarlı Mahmut, kendi döneminin imkanları ile çok iyi bir eğitim gördükten sonra kendisini Türk halklarını dili ve kültürlerini incelemelerine adamıştır. Bu amaçla Orta Asya'yı boydan boya şehir şehir, köy köy, oba oba, oymak oymak gezen Kaşgarlı Mahmut, 30 dan fazla Türk lehçesini ve özellikle Oğuz, Kıpçak, Karluk, Bulgar, Argu, Kençe, Uğrak, Yabaku, Peçenek, Çiğil, Suvar, Hakaniye, Tatar, Başkurt lehçe ve ağızlarını çok iyi öğrenmiştir.
Kaşgarlı Mahmut bu lehçeleri niçin öğrendiğini şu sözlerle açıklamaktadır: “ Ben Türklerin, Türkmenlerin, Oğuzların, Çiğillerin, Yağmaların, Kırgızların şehirlerini uzun yıllar baştan başa dolaştım, sözlerini topladım, değişik sözlerin özelliklerini öğrendim. Ben bu işleri dil bilmediğim için değil aksine bu dillerin en küçük farlarını kaydetmek için yaptım.” demektedir. O, yalnızca kelimeleri değil; atasözlerini, şiirleri, hayat tarzlarını, kültürlerini Türk felsefesini yansıtacak değerleri de kayıt altına almıştır. 
Kaşgarlı, 1072-1073 yılları arasında hazırladığı meşhur kitabını (Divanü Lügati’t Türk) Abbasi halifesine armağan etmiş, birkaç yıl sonra Kaşgar’a dönmüş orada 8 yıl müderrislik yaptıktan sonra 97 yaşına geldiğinde vefat etmiş ve medresesinin yanına gömülmüştür.

 

2.KİŞİLİĞİ

          Kaşgarlı Mahmut’un kişiliği için de şunları söyleyebiliriz: Kaşgarlı eserini yazmadan

önce ülkesinde iyi bir medrese eğitimi görmüş, çağının İslâmî bilimleri üzerine derin bir bilgi

kazanmıştır. Bağdat’a gitmeden önce dönemin bilim merkezlerinde, Buhara, Semerkand gibi

ilim ve kültür merkezlerinde bulunmuş, buralardaki bilim hareketlerinden faydalanmıştır.

Kaşgarlı Mahmut Arapça’yı, Farsçayı ve Türkçe’nin birçok lehçesini biliyor ve

konuşabiliyordu. O, Arapça’nın bütün ayrıntılarını öğrenmiş ve bunu eserinde uygulamıştır.

Dilbilgisinin yanı sıra Kâşgarlı, oldukça geniş ansiklopedik bir bilgi hazinesine de sahipti.

Türklerin ve komşu devletlerin tarihine, coğrafyasına, folkloruna ait pek çok bilgiyi onun

eserinde bulmak mümkündür. Kaşgarlı Mahmut hakkında bütün bu bilinenler, Prof. Dr.

Samoyloviç’in “Kaşgarlı Mahmut XI. yüzyılın Radloff’udur” sözünü doğrular niteliktedir. 

3.ESERLERİ

           Kaşgarlı Mahmud’un bilinen iki dev eseri bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, “Türk Dil Kamusu” olarak da çevrilebilecek olan “Divan-ı Lügati’t-Türk” ve ikincisi ise “Türk dilinin sentaksı (sözdizimi cevherleri) ayni, cümle yapısı bilgileri” diye çevrilebilecek olan “Kitabu Cevahirü’n-nahv fi lugat-it-Türk“ tür. Her ne kadar bu ikinci eser günümüze kadar ulaşamamış olsa da, Kaşgarlı Mahmud lügatinde bu kitaptan söz etmiş olduğundan dolayı, kitabın mevcut olduğu kabul edilmektedir.

            Türk dilinin ilk sözlüğü sayılan Divan-ı Lügati’t-    Türk, aslında çeşitli Türk boylarından derlenmiş bir ağızlar sözlüğü olarak kabul edilmektedir.

Ancak bu özelliğinin yanı sıra, eserde Türkçe’nin XI. Yüzyıldaki dil özelliklerini belirten, ses ve yapı bilgisine ışık tutan gramer kuralları; Türk tarihi ve coğrafyası, mitolojisi, folklor ve halk edebiyatına dair zengin bilgilerin bulunduğu ve döneminin tıp ve tedavi metotlarına da ışık tutan geniş bir kaynak hüviyetindedir. Bu döneme ait başka herhangi bir eserin de bulunmaması Divan’ı değeri biçilmez bir kaynak durumuna getirmiştir. Diğer taraftan Kaşgarlı’nın yukarıda bahsedilen ve günümüze ulaşmayan diğer eseri ise gramer üzerinedir.

           Kaşgarlı Divan-ı Lügati’t-Türk’ü 1072 yılında yazmaya başlamış ve 1074 yılında tamamlamıstır16. Ancak, Kaşgarlı’nın eserini Kaşgar’da mı yoksa Bağdat’ta mı yazdığı belli değildir. Eseri yazabilmek için, Türk dünyasını adım adım dolaştığı, eserin içerisindeki bilgilerden anlaşılmaktadır. Kaşgarlı elde ettiği bu bilgileri daha sonra toplayarak bir sözlük haline getirmiştir. Eser, isminden de anlaşıldığı üzere, aslında Araplara Türkçe öğretmek üzere kaleme alınmıştır. Dolayısıyla eser, Türkçe’den Arapçaya hazırlanmış ve eserin çeşitli

izahlarında ise Arap dili kullanılmıştır. Türkçe kelimelerin ve bunlarla ilgili örneklerin manaları da Arapça olarak verilmiştir. Yine aynı sebeple, yani Araplara Türkçe öğretmek maksadı güdüldüğünden o zamanki Arap lügatçilik anlayışına uyulmuş ve Türkçe kelimeler, Arapça kelimelerin hususiyet ve vezinlerine göre sıralanmıştır.

          Kaşgarlı, eserini yazarken aynı zamanda Türk ve Arap dilinin karsılaştırmasını da yapmayı ihmal etmemiş ve böylelikle de Türk kültürünün o çağın İslam topluluğu içindeki yerini de göstermiştir. Kaşgarlı, eserinde çeşitli bahislerle Türklerin Tanrı katında, yalvarıcımız katında ne denli yüce bir ulus olduğunu ifade eden hadisleri kullanmaktadır. Bu hadislerden bir tanesi “ Türk dilini öğreniniz; çünkü onlar için uzun sürecek egemenlik vardır.” Böylelikle, her Müslümanın Türkçe öğrenmesi de kutsal bir görev olarak kabul edilmiştir. Kaşgarlı Mahmut, eserini bitirdikten sonra Bağdat’ta devrin halifesi Ebü’l-Kasım Abdullah’a sunarken, Arapçanın bütün _İslam dünyasında, kültür dili olarak hâkim olduğu bir dönemde: “Tanrı yeryüzündeki erki (gücü) Türklere vermiştir. Bunların dilini öğrenmekte yarar vardır. Bu kitabı Araplara Türkçe öğretmek için ve Türk dili ile Arap dilinin at bası beraber yürüdükleri bilinsin diye yazdığını” söylerken de Türklük sevgisini vurgulamıştır.                 İçerisinde aynı zamanda Karahanlı devlet teşkilatı ve saray gelenekleri hakkında geniş bilgilerde bulunan eserde su konulara değinilmektedir.

1. Türk boyları ile ilgili bilgiler

2. Her Türk boylarının bulunduğu coğrafi bölgelerin özellikleri

3. Türk yazısı, alfabesi hakkında bilgiler, alfabede neden 18 harfin bulunduğunun açıklaması.

4. Türk, Yunan, İran, Çin ve Arap tarihleri ile ilgili bilgiler.

5. Türk atasözleri

6. Dönemin şiirleri

7. Türk ağızları hakkında zengin bilgiler

8. Dil Kuralları: (türetme, benzeşme, gramatik özellikler vb)

9. İnanışlar

10. Doğumlarla çocuk eğitimi üzerine bilgiler

11. Türk takvimi. Türklerin yıl, ay, hafta ve gün anlayışları

     Tüm bu konularla birlikte eser, XI. Yüzyıl Türk kültür tarihini pek çok yönleri ile aydınlatabilen bir kaynak eser vasfı kazanmıştır. Kaşgarlı Mahmud bu değerli bilgileri, eserinde bulunan sekiz kitapta toplamıştır:

 1. Sesli ile başlayan kelimeler

 2. Sağlam kelimeler

 3. Zayıf Kelimeler

 4. Aynıları

 5. Üç harfliler

 6. Dört harfliler

 7. Burundan telaffuz edilenler

 8. İçinde iki sessiz harf bir arada bulunan kelimeler.

 Bu bölümlerin her biri isim ve fiillerden oluşan iki ayrı bölüm içermektedir.

      Eserde bir de harita yer almaktadır. Bu harita; Türk Dünyası ile ilgili olarak yayınlanan ilk haritadır. Haritada; dağlar kırmızı, denizler yeşil, ırmaklar mavi, kumluk alanlar sarı renkle gösterilmiştir. Türkler’in oturdukları bölgeler ve komşularının isimleri özenle belirtilmiştir.

 

 

 

 


  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


 

                            

YAZARLAR
UFUK KÜÇÜK
--------UFUK KÜÇÜK----PİŞMANLIĞA MUŞTU---
SEDA Ç.
SAYIN SEN
YİĞİT KOÇ
İYİLİK ANLAYIŞLARI
UĞUR GÜVEN
----------ŞAŞIRMAK HAKKINI ELDE BULUNDURMAK-------------
REŞAT BAŞER
OSMANLI TUĞRASI BİZDEN ÖNCE
SAMİ EREN
SAHİ, İSMET ÖZEL 15 TEMMUZ AKŞAMI NEREDEYDİ?
RIFAT TÜRKARSLAN
DİNDARLIK
ASYA DENİZ
----ASYA DENİZ----SİYASETİ HEYBENİZDEN ATIN BİR KENARA
YASEMİN KARAMANLI
BAYRAM EĞLENCE MİDİR?
CİHAD YURDABAKAN
CEMİL MERİÇ:ENTELEKTÜEL BİR ÜS
TUĞBA ÖZDEMİR
ÖFKELİYİM
RAMAZAN EGE
----MEZHEP SAVAŞLARI YAHUT BİRLİKTELİK KAYGILARI ----
TAYFUN DEMİR
KISA NOTLAR -I-
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay | bu yıl
İstatistik

Site En iyi Mozilla Firefox ve Chrome Tarayıcısıyla 1024x768 Çözünürlükte Görüntülenir. Tüm Hakları Saklıdır.

AKLIMIZA DÜŞÜNCE 2011

EDİTÖR