Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle Arşiv RSS
ANASAYFA KOMŞULAR UYANSA YETER! YAZARLAR KÜNYE İLETİŞİM
KÜLTÜR SANAT BİZİM KİTAPLIK AKTÜALİTE TARİH POSTASI EDEBİYAT VE DÜŞÜNCE DOSYA GEÇMİŞ DOSYALAR ARŞİV
» BEYTÜ’L HİKME - BİLAL BAHÇİ
17 Ağustos 2011 Çarşamba 16:36
12
14
16
18

 

Beytü’l Hikme (Bağdat Okulu)

İlim, her medeniyette önemlidir. İlme önem vermeyen medeniyetler, varlıklarını sürdürememişlerdir. İslam Medeniyetinin ilme bakış açısı ve verdiği önem diğer medeniyetlerdeki gibi değildi. İlim, İslam’da hayatın en derin noktalarına nüfuz etmiştir. Tırnak kesmekten ve el yıkamaktan tutun, toplumun sevk ve idaresine kadar her şey kitap ve bilgi meselesidir.  Bundan dolayı İslam’da ilim-din kaynaşması ayrılmaz bir şekilde gerçekleşmiştir.

İslam Medeniyetini ilim medeniyeti haline getiren, Kuran’ın ilme bakışıdır. Kuran’ın birçok yerinde ilimden ve türevlerinden bahsetmektedir. Aynı zamanda Hz. Muhammed’in (s.a.s) hadisleri de Müslümanları ilme Teşvik ediyor. Eğer İslam’ın ilme verdiği önem tam tersi olsaydı,  İbn-i Sina, İbn- Haldun, el Kindi, Farabi, Harezmi, Battani… gibi ilim adamları yetişmezdi.

İslam’da ilmi çalışmalardan verilebilecek en iyi örnek hiç kuşkusuz Beytü’l Hikme’dir.  Gerek düşünce alanında, gerek toplumsal alanda, gerekse beşeri ilimler alanında, yeni gelişmeler ve değişimlerin yanında, bu alanda İslam tarihinin hiçbir döneminde görülmeyecek yoğunlukta büyük bilginler ve filozoflar yetişmiştir. Harezmi, el Kindi, Sabit b. Kurra , Huneyn b. İshak  bunlardan sadece birkaçı.

Peki, Beytü’l Hikme nasıl kurulmuştur?  Hangi alanda ne tür çalışmalar yaptı? Beytü’l Hikme’de toplumsal yaşam nasıldı?....

 Beytü’l Hikme kurulmadan önce Mezopotamya’da 50’ye yakın medrese vardı. Bunların en önemlileri; İskenderiye, Antakya, Cundişapur, Harran, Nusaybin medreseleridir.

Beytü’l Hikme Abbasi’ler döneminde kuruldu fakat resmi olarak hangi tarihte ve hangi halife tarafından kurulduğu bilinmemektedir fakat Bağdat’ta ilk bilim çalışmalarının halife Mansur tarafından gerçekleştiği bilinmektedir.

Abbasilerin ikinci halifesi Mansur’un (754-774) akli ve tabi ilimlere çok ilgi duyuyordu. Halife Mansur değişik bölgelerden matematik, astronomi, tıp vb. konularda büyük çalışmalar yapan bilginleri Abbasilerin başkentine, yani Bağdat’a davet ederek, Yunanca, Farsça, Hintçe vs. dillerde yazılmış değişik konulardaki kitapları tercüme ettirmiştir. Bu çalışmaların başarılı olması için, maddi ve manevi her türlü imkânı seferber etmiştir.

Bağdat’a değişik bölgelerden gelen âlimler beraberinde birçok önemli kitaplar getirmişlerdir. Halife Mansur, Bizans İmparatoruna elçiler göndererek matematik ve mantık ile ilgili kitapları göndermesini istemişti.

Bazı rivayetlere göre Bağdat’a yüzlerce kitap yüklü develer geliyordu (Para karşılığında Halifeye veriliyordu, yani ticaret amaçlı).

Halifeye gelen bütün kitaplar sarayda “Hazinetü’l Hikme” isimli kütüphaneye yerleştiriliyordu ve bazı rivayetlere göre bu kütüphanede o kadar çok kitap vardı ki, kitaplar tavana değiyordu.

Bağdat’a akın akın değişik milletlerden âlimler geliyor, çevredeki bölgelerden çeşitli kitaplar şehre getiriliyor, Tercüme faaliyetleri artıyor… Bağdat artık sıradan bir şehir değil tam bir İlim şehri haline gelmiştir.

Halife Harun Reşid zamanında tercüme faaliyetlerine ve kitap toplamaya hız verilir. Halife ehl-i kitaptan cizye vermek zorunda olanlardan verecekleri paraya karşılık kitap kabul edilebileceğini açıkladı.

Elde edilen kitaplar Mansur’un kurduğu Hazinetü’l Hikme’ye sığmayınca, sarayda daha geniş bir yer ayrılır. Yeni Hazinetü’l Hikme eskisine göre daha sistemli ve geniş bir faaliyet gösteriyordu.

Beytü’l Hikme’de yapılan çalışmaların en önemlisi Tercüme faaliyetleriydi. Eski Yunan felsefesinden tutun Hint tıbbına ait kitaplar Arapçaya tercüme edilmiştir. Bu çok önemlidir çünkü Beytü’l Hikme’de bulunan âlimler insanlığın mevcut birikiminden istifade ediyor. Beytü’l Hikme’den önce, tercüme faaliyetleri dağınık bir şekildeydi, Beytü’l Hikme ile birlikte kurumlaştırılmıştır.

Halife Me’mun zamanında Beytü’l Hikme faaliyetleri gelişiyordu. Bu dönemde buraya bir rasathane eklenir, geniş bir okuma salonu yapılarak halka kütüphane kısmı açılır. Bu okuma salonunda ilmi toplantılar ve tartışmalar gerçekleşiyordu.

Halifelerin değişik ilimlere ilgi duymaları ve ilmi çalışmalara destek vermeleri bu ortamın oluşmasında en büyük etkendir. Artık Bağdat’a öyle bir ortam oluşmuştu ki, âlimler bir kitap bulmak için, bir kitabı tercüme etmek için binlerce kilometre gitmelerine gerek kalmamıştı çünkü aradıkları her şey Bağdat’ta mevcuttu, üstelik maddi sıkıntı da yok.

Sadece beşeri ilimler değil İslami ilimler alanında yapılan en büyük çalışmalar da bu dönemde yapıldı. Hadiste, İmam Malik, Buhari; fıkıhta, İmam-ı Azam, İmam-ı Şafi, İmam-ı Yusuf; kelamda, Huzeyl  Allaf, İbrahim Nazzam, Ahmed b.Hanbel; tasavvufta, Maruf Kerhi, Haris el-Muhasıbi, Zunnün Mısri gibi alimler bu dönemde yetişmiştir.

Halife Me’mun’dan sonra gelen halifeler ilim çalışmalarına aynı desteği vermemeleri ve devletin başkentinin değişmesi Beytü’l Hikme’yi zayıflatmıştı. Beytü’l Hikme artık eskisi gibi korunamıyordu.

Bağdat, Moğolların istilasına uğrar ve Beytü’l Hikme yakılıp yıkılır. Bundan sonra ona ait hiçbir iz ve işaret kalmamıştır.


  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


 

                            

YAZARLAR
UFUK KÜÇÜK
ZAMANSIZ, MEKÂNSIZ BİR HATIRA
SEDA Ç.
SAYIN SEN
YİĞİT KOÇ
İYİLİK ANLAYIŞLARI
UĞUR GÜVEN
----------ŞAŞIRMAK HAKKINI ELDE BULUNDURMAK-------------
REŞAT BAŞER
OSMANLI TUĞRASI BİZDEN ÖNCE
SAMİ EREN
SAHİ, İSMET ÖZEL 15 TEMMUZ AKŞAMI NEREDEYDİ?
RIFAT TÜRKARSLAN
DİNDARLIK
ASYA DENİZ
----ASYA DENİZ----SİYASETİ HEYBENİZDEN ATIN BİR KENARA
YASEMİN KARAMANLI
BAYRAM EĞLENCE MİDİR?
CİHAD YURDABAKAN
CEMİL MERİÇ:ENTELEKTÜEL BİR ÜS
TUĞBA ÖZDEMİR
ÖFKELİYİM
RAMAZAN EGE
----MEZHEP SAVAŞLARI YAHUT BİRLİKTELİK KAYGILARI ----
TAYFUN DEMİR
KISA NOTLAR -I-
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay | bu yıl
İstatistik

Site En iyi Mozilla Firefox ve Chrome Tarayıcısıyla 1024x768 Çözünürlükte Görüntülenir. Tüm Hakları Saklıdır.

AKLIMIZA DÜŞÜNCE 2011

EDİTÖR