Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle Arşiv RSS
ANASAYFA KOMŞULAR UYANSA YETER! YAZARLAR KÜNYE İLETİŞİM
KÜLTÜR SANAT BİZİM KİTAPLIK AKTÜALİTE TARİH POSTASI EDEBİYAT VE DÜŞÜNCE DOSYA GEÇMİŞ DOSYALAR ARŞİV
» BE TE NABE - HASAN HAYYAM
21 Temmuz 2011 Perşembe 10:11
12
14
16
18

“Pembe gül idim soldum, ak güle ibret oldum

  Karşı karşı dururken yüzüne hasret kaldım”

Düşmekten korkar gibi yavaş yavaş çıktılar merdivenlerden.

Genç adam:

—Hep senin için şiirler yazmamı isterdin.

    Dile getirmesen de ben bilirdim.

    Sen zaten hep daha az şey istemekle maluldün.

    İsteklerin az, yaşama azmin çoktu senin.

    Her zaman daha çok olurdu verdiklerin, istediklerine kıyasla.

   

   “Ben şimdi sana şiirler yazıyorum, okumasan da…”

Taş merdivenlerden çıkınca bir yüksek burca vardılar. Körfezin bin türlü halini seyrettiler birlikte buradan. Sıcak, serin, soğuk, bunaltıcı, baş döndürücü, ama çoğu kez rüzgarlı ve parlak...

   Duvarlar hep ıslakmış gibi kahverengi ve siyah tüterken, acı ve ızdırap kokuları yayarken genç adam konuştu tekrar:

—Kulak deliklerime dökülmüş kurşunların erimesi için yüreğime yaktığım ateş beynime sıçradı.

    Hasret, pişmanlık, umutsuzluk…

    Akut değil kronik…

    Bilsem gelmezdim dedi. Pişman değilim ama birbirimize cenneti vaad etmekle yaptık biz en büyük yanlışı.

“Bunu böyle yazan elbette haktır,

  Kerem et dünyanın buhranı çoktur”

El ele, göz göze geçtiler caddenin karşısına.

Öyle bir cadde ki gelir geçer insanlar, bir arka sokakta kimler yaşar, kimler ölür, sever, dövüşür kimse bilmez, hatta kimse bunu bilmediğini bile düşünmez.

Öyle bir cadde…

O caddenin bir arka sokağında üzerinde bol bir gömlek, ayağında terlik kış gününde, bira şişesi falan toplayan küçük, esmer, küstah çocuklar vardır, yapışırlar insana bir sümük gibi şehrin meydanlarında, gözlerindeki o yeşil parlaklık kaybolmamıştır henüz, çıktı çocuk yüksek burca, baktı adama.

Adam çocuğa baktı, kızamadı yalnız olduğunu anımsattığına.

Ağlamıyordu adam, çünkü ağlamak bile üzüntü ifadesi değildi artık.

Sonra çekti gitti çocuk.

“Savaşa girdin kalbim, bin yara aldı beni

  Ne denli acı varsa aradı buldu beni”

Adam orda öylece otururken öteden bir yangın başladı. Ağaçlar var gücüyle yanıyor, alevler güneşle sidik yarıştırıyor, adamın gözlerini kamaştırıyor, ısıtmadan yakıyordu onu.

Alevler vurdukça yandı ağaçlar, ağaçlar yandıkça büyüdü yangın. Ağaçlardan kadife taşlara vurdu, oradan evlere, binalara –ki bina denilirse onlara- , sokak aralarına, denize, karşı tepelere, sonra gökyüzüne…

Yüreğinin bir parçasını yukarıda bırakıp, yine düşmekten korkar gibi, indi merdivenlerden. Dik yokuşlardan salınarak inerken Resul’ün de böyle hep bir yokuştan inermiş gibi yürümüş olduğunu hatırladı.

Bir arka sokakta ne olup bittiğini bilmeyenlerin akıp gittiği o caddeye çıkmadan önce bir duvarda bir yazıya takıldı gözü:

        “be te nabe “


  Yorumlar

1 faruk 09/08/2011 00:26
"be te nabe" güzeldi... kalemine sağlık

«« İlk Sayfa    « Önceki      Sayfa 1      Sonraki »    Son Sayfa »»
   (Toplam 1 Kayıt )   

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


 

                            

YAZARLAR
UFUK KÜÇÜK
ZAMANSIZ, MEKÂNSIZ BİR HATIRA
SEDA Ç.
SAYIN SEN
YİĞİT KOÇ
İYİLİK ANLAYIŞLARI
UĞUR GÜVEN
----------ŞAŞIRMAK HAKKINI ELDE BULUNDURMAK-------------
REŞAT BAŞER
OSMANLI TUĞRASI BİZDEN ÖNCE
SAMİ EREN
SAHİ, İSMET ÖZEL 15 TEMMUZ AKŞAMI NEREDEYDİ?
RIFAT TÜRKARSLAN
DİNDARLIK
ASYA DENİZ
----ASYA DENİZ----SİYASETİ HEYBENİZDEN ATIN BİR KENARA
YASEMİN KARAMANLI
BAYRAM EĞLENCE MİDİR?
CİHAD YURDABAKAN
CEMİL MERİÇ:ENTELEKTÜEL BİR ÜS
TUĞBA ÖZDEMİR
ÖFKELİYİM
RAMAZAN EGE
----MEZHEP SAVAŞLARI YAHUT BİRLİKTELİK KAYGILARI ----
TAYFUN DEMİR
KISA NOTLAR -I-
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay | bu yıl
İstatistik

Site En iyi Mozilla Firefox ve Chrome Tarayıcısıyla 1024x768 Çözünürlükte Görüntülenir. Tüm Hakları Saklıdır.

AKLIMIZA DÜŞÜNCE 2011

EDİTÖR