Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle Arşiv RSS
ANASAYFA KOMŞULAR UYANSA YETER! YAZARLAR KÜNYE İLETİŞİM
KÜLTÜR SANAT BİZİM KİTAPLIK AKTÜALİTE TARİH POSTASI EDEBİYAT VE DÜŞÜNCE DOSYA GEÇMİŞ DOSYALAR ARŞİV
» FERDA GEZEN - KUTADGU BİLİG HAKKINDA
23 Mart 2014 Pazar 21:00
12
14
16
18
KUTADGU BİLİG HAKKINDA
FERDA GEZEN
               R. R. Arat’ın dediği gibi, Kaşgarlı Mahmud’un eseri Türk dünyasın dış cephesini tesbit ederken, Kutadgu Bilig, Türklerin manevi tarafını, siyasi ve idari görüşünün ortaya koymakta, böylece bu iki kitap İslam medeniyeti çevresindeki Türk topluluklarının dil ve edebiyatı ile Türk devletinin siyasi içtimai bünyesinin tanımamız için gerekli bütün malzemeyi ihtiva etmektedir.
           Türk devlet teşkilatında Has Haciplik gibi yüksek bir vazife alan bir devlet adamı tarafından yazılmış olması, bu eserin ilim açısından değerini bir kat daha arttırmaktadır.
               Kutadgu Bilig hakkındaki görüşler:
              H. Vambéry Kutadgu Bilig’i önceleri Çince veya Farsça bir eserin tercümesi olarak düşünmüş ancak incelemeleri sonucunda Türk eseri olduğunu anlamıştır.
             Alman O. Alberts  K.B ‘yi felsefi bir kitap olarak görmüş ve eserde İbn-i Sina etkileri görüp Yusuf Has Hacip’in İbn-i Sina’nın öğrencisi olduğunu söylemiştir.
             Macar bilgini J. Thury’ye göre K.B Çince bir eserin Türkçe tercümesind
en ibarettir.
          W. Barthold Yusuf’un eserinde tarihi kişilerin adını zikredilmediğini, eserin tatsız mecazlar ve kuru nasihatlarden ibaret olduğunu söyler.
             Rus bilgini olan A. Samoiloviç; K.B ile Firdevsi’nin  Şehname’si arasında edebi münasebetler aramıştır.
           M. Fuat Köprülü’ye göre, eserde Çin tesiri değil fakat ‘ihtiva ettiği efkar itibarıyla çok kuvvetli bir İbn-i Sina tesiri mevcuttur.’
           R. Rahmeti Arat’a göre ise ‘ K.B. ne vak’aları nakleden bir tarih, ne mıntıka ve şehirleri tasvir eden bir coğrafya, ne din adamlarının içtihadlarını toplayan bir telif, ne hakimlerin fikirlerine istinad eden bir felsefe, ne de şeyhlerin vecizelerine dayanan bir  nasihat kitabıdır. Yusuf bir çoklarının iddia ettikleri gibi mansıp sahiplerine, iyi olmaları için, tatsız mecazlarla ahlak dersi veren kuru bir nasihatçı olmaktan ziyade,

insan hayatını manasını tahlil ve onun cemiyet ve dolayısıyla devlet içindeki vazifesini tayin eden bir hayat felsefesi kurmuş olan en geniş manada bir alim mütefekkiridir. Eser herhangi bir Çince eserden tercüme edilmiş değil, mevzu bakımından olmamakla beraber diğer hususlarda tamamıyla orijinal bir eserdir.’
            A. Caferoğlu ‘XI. Yüzyılın en büyük edebi mahsulü olan’ K.B’nin hem mevzu hem dil bakımından Arap ve İran etkisi altında kaldığı, bu eserle ilk defa  Arapça ve Farsça bir çok dil unsurlarının Türk diline girdiği, çoğu dine ve bazıları devlet teşkilatına ait olan bu kelimeler sayısının yüz yirmiye ulaştığı düşüncesindedir.
             Halil İnalcık K.B’de İran-Hind tesirlerine değinmiştir. Kaabusname ile Kelie ve Dİmne’ye işaret ederek ‘K. B’de hakim siyasi görüşün ve adaletin ananevi İran-islam devletlerindeki şekli ve aynı ehemmiyetle tekrarlanmakta olduğu müteleasında bulunmaktadır. Bununla birlikte K.B’nin eski Türk devlet geleneğini de yansıttığını söyleyerek bu konuda örnekler vermiştir.
            A.Bombaci, doğuda yazılan eserlerle K.B arasında gerçek bir münasebet olduğuna katılmayarak ‘ İranlıların, esere Türk Şehnamesi adını verdiklerine dair olan işaret K.B ile Şehname arasında herhangi bir ciddi münasebet bulunduğuna dalalet etmez.’ Ancak Bombaci eserin İslam kültürünün olgun bir mahsulü olduğu, bilhassa İslami zühd ideolojisinin burada geniş yer tuttuğu ve ilmi unsurların İslami bir damga taşıdığı, siyasi düşüncelerin ise İslam dünyasındaki malum görüşlere dayandığını ifade eder.  Ayrıca K.B ile eski Yunan düşüncesi arsında bağlantı kurar. Yunan Tanrıçası Themis’in üç ayaklı iskemlesi ile K.B’deki hükümdarın üç ayaklı tahtı arasında sıkı bir münasebet görmektedir.
         K.B’yi  hukuki yönden değerlendirmeye çalışmış olan Sadri Maksudi Arsal’a göre bu eser medeni bir Türk muhitinde asırlardan beri toplanmış ahlak, siyaset ve hukuka dair fikirlerin bir hulasasıdır. Firdevsi efsanevi İran tarihini tasvir ederken, Türk mütefekkiri Yusuf, devlet idaresinden, hukuktan, içtimai hayattan bahsetmektedir. Eserde Konfuçyanizm tesiri ile devlet idaresi akıl ve ilimin rolü ve ‘han’ın vasıfları yönünden Farabi’nin tesirini görmektedir.
Bu görüşler çerçevesinde denilebilir ki; 
Hind – İran telakkilerini ihtiva eden ahlak ve nasihat kitaplarını takliden yazılmıştır. Örnek olarak Kelile ve Dimne ile Kaabusname gösterilebilir.
İbn-i Sina yoluyla Aristoteles’in ve Farabi yoluyla Eflatun’un fikirlerinin aktarmaktır. 
Konfuçyanizm şekliyle Çin tesiri taşır.
İslami telakkilere bürünmüş olarak bazı Türk unsurlara da yer vermektedir.
 

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


 

                            

YAZARLAR
UFUK KÜÇÜK
ZAMANSIZ, MEKÂNSIZ BİR HATIRA
SEDA Ç.
SAYIN SEN
YİĞİT KOÇ
İYİLİK ANLAYIŞLARI
UĞUR GÜVEN
----------ŞAŞIRMAK HAKKINI ELDE BULUNDURMAK-------------
REŞAT BAŞER
OSMANLI TUĞRASI BİZDEN ÖNCE
SAMİ EREN
SAHİ, İSMET ÖZEL 15 TEMMUZ AKŞAMI NEREDEYDİ?
RIFAT TÜRKARSLAN
DİNDARLIK
ASYA DENİZ
----ASYA DENİZ----SİYASETİ HEYBENİZDEN ATIN BİR KENARA
YASEMİN KARAMANLI
BAYRAM EĞLENCE MİDİR?
CİHAD YURDABAKAN
CEMİL MERİÇ:ENTELEKTÜEL BİR ÜS
TUĞBA ÖZDEMİR
ÖFKELİYİM
RAMAZAN EGE
----MEZHEP SAVAŞLARI YAHUT BİRLİKTELİK KAYGILARI ----
TAYFUN DEMİR
KISA NOTLAR -I-
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay | bu yıl
İstatistik

Site En iyi Mozilla Firefox ve Chrome Tarayıcısıyla 1024x768 Çözünürlükte Görüntülenir. Tüm Hakları Saklıdır.

AKLIMIZA DÜŞÜNCE 2011

EDİTÖR