Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle Arşiv RSS
ANASAYFA KOMŞULAR UYANSA YETER! YAZARLAR KÜNYE İLETİŞİM
KÜLTÜR SANAT BİZİM KİTAPLIK AKTÜALİTE TARİH POSTASI EDEBİYAT VE DÜŞÜNCE DOSYA GEÇMİŞ DOSYALAR ARŞİV
» ---------S.G.GÜRSOY-----BARON ve BEN.-------
17 Nisan 2016 Pazar 19:00
12
14
16
18

BARON ve BEN.

S.G. GÜRSOY

          Görüyor musun Baron, ne kadar güzel bir pazar. Şu sarımsak satan amca hep burada tezgahını kuruyor ve bağırıyor sonunda detone oluyor, duruyor ve tekrar bağırıyor. Yazında kızılcık getiriyor, annem hep kızılcık reçeli yapar ama hiç sevmem. Bugün cumartesi ve çok sanlısın Baron, menüde balık-mercimek çorbası kesinlikle olacaktır. Her cumartesi böyle olur. Bi de büskivili pasta yaparsa annem, çok çok güzel olur. Keşke yaz mevsiminde olsaydık o zman kar helvası yerdik ve parkta salıncağa binerdik. Kış olduğundan pazarın yukarı tarafına çıkmıyoruz. Bir de kahvaltılık aldığımız bir yer var, balık pazarının yukarısında kalıo. Peynirci Hüseyin amca oluyor kendisi. Her defasında Hacı beyinle beni karıştırıyor, yani çoğunlukla bizi karıştırırlar o sarışın aslında ve gözlükleri var ama ne bilim ... Biraz daha ilerisinde hayvan pazarı var, orayı çok severim. Bitti mi dedi, Baron. Sabah sabah ne bu gevezelik. Aa şuna bak, ne olmuş konuştuysam. Sa..sa.. Sadece pazarı tanıtıyordum, ne ki bu tavırlar, dedim. Sıradan bir pazar işte, gözünde neden büyütüyorsun, doğru sen her şeyi gözünde büyütüp duruyorsun dedi. Sağ elini her zamn ki gibi cebine koyup ilerledi. Haklı da olabilirdi ama gözlemlediğim şeyleri anlatıyordum Sadece, sadece ona anlatıyordum.
                 .....
           Evet sare, balkabağı alalım mı dedi, annem. Baronun soktuğu durumdan sıyrılmıştım, pisküvili pastamı yapacaksın dedim. Seni mutlu etmeyi seviyorum dedi, annem. Çarpık dişlerimle beraber gülerken, Baron karşıdan sırıtıyordu, bunu bilerek yapıyor diye düşünürken.. Duruşu ve yüz ifadesi birden değişti, sırıtmıyordu bir şeye odaklanmıştı ve odaklandığı şey arkamdaydı bunun farkındaydım. Tam dönecekken arkama, hayır diye fısıldadı. Sakın arkana dönme..

 

        Baron yavaş yavaş yaklaştı.. Fısıldayarak sakın arkana bakma, mükemmel cumartesi pazarında annenle beraber mükemmel alışverişinizi tamamlamak üzeresiniz, annen limon almayı hatırlat demişti, haydi hatırlat ve alışverişe devam edin dedi. Yanımdan geçerek kalabalığa karıştı. Tam arkama dönecekken Kapariler bunu engelledi, pis küçük yaratıklar..' Anneee limon alacaktık', "evet haklısın kızım".

          ....
        Bu soğukta neyi bekliyorsun dedi Hacı beyin. Şu bisikletli çocuğun geçmesini mi, bu soğukta kim bisiklete biner ki dedi. Saçları her zamanki gibi dağınıktı hatta saçlarının yarısı gözlüklerinin önündeyken nasıl görebiliyordu 20 ayda küçüktü benden nasıl fark ediyordu, ben bile daha emin değilken. O sırada Baron normal bir kedi görüntüsüyle evin bahçesine girdi. Ne oluyor bu lord'a. Annem bu kediyi görürse çok kızar dedi Hacı beyin. Yoksa sen mi besliyorsun bu kediyi. Ne işim olur hayvanlarla... Ya git, annem saçlarını toplasın, çok kötü gözüküyor dedim. Hacı beyın ev kapısına doğru ilerlerken gözlerim Baronu arıyordu, neredeydi bu kedi?

        ...
     Gördüğüm kedi Baron değildi diye düşünürken çorbam soğumuştu.. Günün klasik sorusu babam tarafından sorulmuş, ablam konuşmaya başlamıştı. Hacı beyinin saçları halen önündeydi, çorbanın içine giriyordu. Gerçekten komik.. Soğan yiyin kızlar diyen babam, tatlıyı sakın parmaklama diyen annemdi. Bahçeye çıkmak istiyordum fakat bir bahane olmalıydı. Mutfağa girdiğimde Hacı beyin arkamdan gelmiş elindeki kuru ekmekleri bana uzatmıştı. Bu evin en cesuru sensin annemin kurallarını çiğnedin ve bahçede bir kedi besliyorsun. Doğrusu bunu bende çok istedim.Bir kedım olsun ona kuru ekmekler, sütler vereyim çok istedim. Annem her defasında buna engel oldu, nasıl kızdığını bilirsin dedi. Saçları halen önündeydi, gülüyor muydu yoksa ağlıyor muydu. Bu ekmekleri ona verelim onu sevebilir miyim dedi. İlk önce şu saçları... saçları düzelt dedim o kadar hevesliydi ki.

        Madem cesurluktan konu açıldı tatlıdan birkaç dilim alsak fena olmaz fikrini uygulamaya geçirdim ve sessizce evden çıktık. Ben tatlıyı yerken, Hacı beyin kuru ekmekleri yere koymuş, yanına da çömmüş bekliyordu. Krem şantinin ağzımda bıraktığı tatla bahçeyi izliyordum. Kömürlükte bir hareketlilik vardı. Uhuuu. Baron gelmiş olmalıydı. Yavaş yavaş adımlarla ilerlerken kömürlüğe girdim. Orada gerçekten bir şey var. Fakat bu Baron değil.. O sırada annem olayı çakmış bağırıyordu ya Hacı beyin, çoktan eve girmişti. Keşke el fenerini yanıma alsaydım diye düşünürken gerçekten tırsıyordum.. Heyy diye bağırdım. Aklıma kötü kötü şeyler geliyordu.. Bana doğru yaklaşıyordu.. Yaklaşıyordu evet.. Tam önümdeydi, gözlerimi yummuştum.

         Bari yokuş çıkarken in şu pazar arabasından Baron, çok ağırsın. Çok iyi biliyorum; yokuştan sonra sağa dön tabak çanaklara bak ama hiçbir şey alma, yolu takip et sola dönmeden sebze al ilerle ve her zaman yeşillik aldığın pazarcıdan ve yerde oturan patates ve soğan satan köylü teyzeden alışveriş yap. 'Sare, sen pazar arabasıyla burada bekle, ben alıp geleyim' der ve 5-10 dakika sonra geri gelir, annem. Her cumartesi aynı senaryo.

 

 


  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


 

                            

YAZARLAR
UFUK KÜÇÜK
--------UFUK KÜÇÜK----PİŞMANLIĞA MUŞTU---
SEDA Ç.
SAYIN SEN
YİĞİT KOÇ
İYİLİK ANLAYIŞLARI
UĞUR GÜVEN
----------ŞAŞIRMAK HAKKINI ELDE BULUNDURMAK-------------
REŞAT BAŞER
OSMANLI TUĞRASI BİZDEN ÖNCE
SAMİ EREN
SAHİ, İSMET ÖZEL 15 TEMMUZ AKŞAMI NEREDEYDİ?
RIFAT TÜRKARSLAN
DİNDARLIK
ASYA DENİZ
----ASYA DENİZ----SİYASETİ HEYBENİZDEN ATIN BİR KENARA
YASEMİN KARAMANLI
BAYRAM EĞLENCE MİDİR?
CİHAD YURDABAKAN
CEMİL MERİÇ:ENTELEKTÜEL BİR ÜS
TUĞBA ÖZDEMİR
ÖFKELİYİM
RAMAZAN EGE
----MEZHEP SAVAŞLARI YAHUT BİRLİKTELİK KAYGILARI ----
TAYFUN DEMİR
KISA NOTLAR -I-
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay | bu yıl
İstatistik

Site En iyi Mozilla Firefox ve Chrome Tarayıcısıyla 1024x768 Çözünürlükte Görüntülenir. Tüm Hakları Saklıdır.

AKLIMIZA DÜŞÜNCE 2011

EDİTÖR